Seyyid Hasan Nasrallah’ın Direniş Bayramı münasebetiyle yaptığı konuşmanın bir bölümü

Tarih: 26 Mayıs 2018 Saat: 12:05

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Direniş Bayramının on sekizinci yıldönümü ve Güney Lübnan’ın Siyonist Rejimden kurtuluşu münasebetiyle bir konuşma yaptı.

Kudüs günü kapsamlı bir şekilde düzenlenmelidir

Seyyid Hasan Nasrallah; Direniş Bayramının yıldönümü münasebetiyle bugünü kutlayarak, Trump’ın aldığı kararın ardından Kudüs gününün kapsamlı bir şekilde düzenlenmesini vurguladı.

Hizbullah Genel Sekreteri şu ifadelerde bulundu: ‘Kurtuluş yıldönümünü öğrenmek, ders almak ve bu derslerle geleceği inşa etmek için çok önemlidir ve direniş ve kurtuluş bayramı, Lübnan’da ve dünyada cihadi, ulusal ve insani görevdir.

Direniş ve Kurtuluş Bayramı vesilesiyle tüm şehitleri, esirleri ve Suriyeli ve İran İslam Cumhuriyeti’nin direniş gruplarını saygıyla anmalıyız.’

Hem kuvvetlerin sayısı hem de ekipman açısından 1982’den 2000’e kadar direnişin imkanlarının çok az olduğunu belirten Seyyid Hasan Nasrallah şunları söyledi: ‘Zaferin ilahi, insani ve ahlaki boyutları vardır ve büyük savaşlara karşı direniş istikrarlı olmuştur ve Allah-u Teala bu zaferi, fedakarlıklarından dolayı direniş dostlarına armağan etmiştir.’

Düşman kendine güvenini kaybetmiştir

Hizbullah Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: ‘Vatandaşlarımız, milletimiz ve direniş güçlerimiz, zafere layık olduklarını kanıtlamışlardır ve zafer deneyimi düşmanın kendine olan güvenini kaybettiğini göstermiştir.

Siyonist düşman Lübnan direnişini gördüğü zaman, güney Lübnan’dan kayıtsız şartsız çekilmeyi tercih etmiştir.’

Seyyid Hasan Nasrallah Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Körfez ülkelerinin Lübnan ve Filistin direnişine karşı yaptırımları hakkında şu ifadelerde bulundu: ‘Bu yaptırımların bir kısmı yeni değildir ve Amerika’nın bu yeni yaptırımlarından zarar görecek olan halktır.

Lübnan hükümeti, ABD tarafından uygulanan yeni yaptırımlardan etkilenen bütün vatandaşlara karşı sorumludur.

Amerika’nın yeni yaptırımlarının amacı direnişe ve destekçilerine baskı uygulamaktır.’

Seyyid Hasan Nasrallah sözlerine şöyle devam etti: ‘ABD’nin yeni yaptırımlarının amacı, direnişe ve direnişin dostlarına ve müttefiklerine doğrudan baskı uygulamak ve Lübnan’da direnişin mali kaynaklarını kesmektir ve aynı şekilde, Lübnan ve bölgede direnişin büyük bir savunucusu olarak İran’a da art arda baskılar uygulanacaktır.’

İran’ın direnişe olan yardımlarını durdurmak için bu ülkeye baskı yapılacaktır

İran’a, bu ülkenin Direnişe ve direnişi destekleyen bütün taraflara, direniş hareketlerine ve şehit ve gazi ailelerine olan yardımlarını durdurmak için baskı uygulanacağını belirten Hizbullah Genel Sekreteri şu ifadelerde bulundu: ‘Siyonist düşmanı yendiğimizde ve  Amerika’nın planları karşısında direniş gösterdiğimizde, düşmanın bizi bir tehdit olarak görmesi çok normaldir.’

Amerika müttefiklerini paralı asker olarak görüyor

Seyyid Hasan Nasrallah şunları söyledi: ‘Onlar defalarca, cinayetlerin, öldürmelerin ve halkı yerlerinden etmenin bizim irademizi zayıflatamayacağı tecrübe ettiler. ABD müttefiklerini paralı askerler olarak görmektedir.

En kötü durumda, eğer bu yaptırımlar mali desteğin direnişe ulaşmasını engellese bile bu konunun bir etkisi olmayacaktır, çünkü biz paralı asker değiliz ve direniş konusu bizim için önem arz etmektedir.

2006’da ABD komplolarına karşı durmanın, yenilmez bir orduyu yenmenin ve onları Lübnan topraklarını terk etmek zorunda bırakmanın düşmanı tehdide zorlaması çok doğaldır ve düşman kendi menfaatleri için bizi tehdit etmektedir.

Direnişe duyulan sevgiyi gördüklerinde ve direnişin kabul gördüğüne şahit olduklarında, bize zarar veremeyecek ve savaşlarında kaybeden taraf olacaklardır.’

Hizbullah ile Polisario Cephesi arasında hiçbir ilişki yoktur

Seyyid Hasan Nasrallah, Fas tarafından Hizbullah ile Polisario Cephesinin ilişkilendirilmesi hakkında şu açıklamalarda bulundu: ‘Fas Dışişleri Bakanı Tahran’a gitti ve İran Dışişleri Bakanına Polisario Cephesi hakkında bir dosya sundu ancak aslında Hizbullah ve Polisario arasında bir ilişki bulunduğuna dair hatta bir delil bile sunmadı. Hizbullah ile Polisario Cephesi arasında hiçbir ilişki yoktur.’

Hizbullah Genel Sekreteri, Suriye’de yaşanan son gelişmelere değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘Suriye liderlerini ve halkını, Şam ve etrafının tam olarak kurtulmasından dolayı tebrik ediyoruz.’

Hizbullah Genel Sekreteri Lübnan Hükümetinin kurulması hakkında ise şunları söyledi: ‘Bütün gruplar ve partiler gibi ve ülkenin menfaati için, hükümetin mümkün olan en kısa zamanda kurulmasını istiyoruz. Tabii ki, yaptırımlar uygulanması ve Hizbullah’ın terörist gruplar listesine girmesi hükümetin kurulmasını zorlaştırıyor ki bu da yaptırımların doğru olmadığını gösteriyor ama tabi ki biz kendimize güveniyoruz ve Allah’a ve halkımıza dayanıyoruz.

Lübnan’da güçlü bir hükümet kurulmasını bekliyoruz

Biz, güçlü, etkili ve ciddi ve aynı zamanda bütün konulara önem veren ve tüm siyasi partilerin rol oynayacağı bir hükümetin kurulmasını bekliyoruz.

Biz, rutine yakalanmamak için planlama bakanlığının oluşturulmasını vurguluyor, yolsuzlukla ve devlet mülkünün israfıyla mücadele etmek istiyoruz ve Hizbullah bu konuda kararlıdır.

Hükümette aktif ve etkili bir varlığa sahip olmak istiyoruz ve görev dağılımı yapıldıktan sonra bu konuda Amel Hareketi ile anlaşacağız ve bu konuda hiçbir sorun olmayacak.

Hizbullah liderleri yolsuzlukla mücadele davası açtılar ve doğrudan Genel Sekreterin denetimi altında olan bir görevli seçtiler. Yolsuzlukla mücadele için ulusal ve kapsamlı bir irade gösterilmelidir ve bu mücadele sadece parti veya mezhebi çatışmalar olmamalıdır.

Hizbullah’ın hükümetin kurulmasının hızlandırılması konusunda ısrar etmesi, Lübnan’ın yararına olduğundan dolayıdır ve bunun dışında söylenen hiçbir şey doğru değildir.

Partilerle ve gruplarla taktiksel farklılıklarımız olabilir, ancak onlarla iş birliği yapmanın ve yolsuzlukla mücadelede iş birliğinin önünde hiçbir engel yoktur.’

Yolsuzluk hala devam ediyor ve Lübnan çöküşe doğru gidiyor

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının sonunda şu ifadelerde bulundu: ‘Milletvekilleri arasından, yolsuzlukla mücadele dosyasını takip etmesi için Direnişe Vefa Partisinden Hasan Fazlullah’ı seçtik, çünkü yolsuzluk hala devam etmektedir ve Lübnan çöküşe doğru sürüklenmektedir.

Yolsuzlukla mücadelemiz ciddi ve büyük bir savaştır ve bu savaş 2000 yılındaki zaferi tamamlamaktadır.’

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git