Genel

Girişimler ilkesel olarak Suriye’nin hedef alındığını kanıtlıyor

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi; BM Genel Kuruluna Suriye ile ilgili sunulan karar tasarısının tam bir şekilde taraflı olduğunu belirtti.

Suriye’ye ilişkin kararın oylanmaya sunulması amacıyla BM Genel Kurulunun dün düzenlediği oturumda konuşan Caferi; karar tasarısının Suriye’de cereyan eden durumların gerçeğiyle hiç bir ilgisi olmadığını, bulunduğu barbar terör eylemlerinin sorumluluğunu terör gruplarına yüklemeği göz ardı ettiğini ve ülkede icra edilmekte olan ciddi reformları görmezden geldiğini ifade etti.

Karar tasarısını sunan ülkelerin Suriye’ye karşı vasıflı bir medya ve siyasi savaş saldırı yürüttüklerini belirten Caferi; bu ülkelerin silahlı terör gruplarına her türlü desteği takdim ettiklerini ve bu terör gruplarına uluslararası platformlarda örtü temin ettiğini söyledi.

Caferi; taraflı ve gerçeklerden uzak her hangi bir karar almanın silahlı terör gruplarına yanlış bir mesaj niteliği taşıyacağını, onları terör ve katletmeye teşvik edeceğini, BM’nin onları bu konuda desteklediği kanaatine varacaklarını ekledi.

Suriye Halkının Haklı Taleplerini Sağlamaya Devam Ediyor

Sözlerine devam eden Caferi; Suriye’nin, halkının haklı reform taleplerine cevap verme ve bu taleplerini yerine getirme çizgisinde ilerlemeye devam edeceğini belirtti.

Tüm Suriyelilerin katılımıyla ciddi ve kapsamlı diyalog çağrısının da sürdüğüne dikkat çeken Caferi; ulusal güvenlik-istikrarı sağlama, halkın çıkarlarını kollama ve vatandaşların can güvenliğini sağlamakla birlikte teröre son verme yönünde Suriye’nin ısrarını belirtti.

Caferi; Suriye’nin uyguladığı ve uygulamakta olduğu reform adımlarıyla birlikte vatandaşların güven-istikrarının korunması amacıyla aldığı icraatların, Mısır Temsilcisinin karar tasarısını takdim ederken okuduğu bildirinin tamamını karşıladığına dikkat çekerek, fakat Mısırlı temsilcinin tüm bu sözleri politikleştirdiğine vurgu yaptı.

Yeni anayasa taslağının bu ayın 26’sında halkın oylamasına sunulacağına işaret eden Caferi; yeni anayasayla Suriye’nin çağdaş ve demokratik bir ülke olmasını sağlayacağını, çok partili siyasi sistemin hakim olduğu, tüm vatandaşların hak ve hukuklarını eşit bir şekilde koruyacağını, otoriteler ile kamu hürriyetlerinin birbirinden ayırdığını, seçim sandıkları aracılığı ile yönetimin demokrasiyle seçilmesini garantileyeceğini belirtti.

Suriye’nin ulusal diyalogu destekleyecek dürüst her çabadan memnun olacağını ifade eden Caferi; Rusya’nın Moskova’da Suriyeli bir diyaloga ev sahipliği yapma önerisini de memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Hiç Bir Ülke Topraklarında Terör Grupları Olmasını Kabul Edemez

Caferi; Suriye devletinin, halkının selametini koruma, çıkarlarını koruma ve refahını sağlama da sadece ve sadece kendisine düşen bu sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğinin altını çizerken, ulusal güvenlik-istikrarı sağlama, teröre karşı mücadele etme ve kaynağı ne olursa olsun şiddete son vermede üstüne düşen görevi yerine getireceğini belirtti.

Suriye’nin tüm bu konularda uluslararası kanunlar ve Suriye yasaları çerçevesinde davrandığına dikkat çeken Caferi; hiç bir ülkenin kendi toprakları üzerinde silahlı terör gruplarının varlığını kabul etmeyeceğine işaret etti.

Caferi; aynı zamanda hiç bir ülkenin silahlı terör gruplarının kamu ve özel mülklere, devlet daireleri ve hizmet kurumlarına, ordusuna ve sivil vatandaşlarına saldırı eylemleri düzenlemesine izin vermesinin mümkün olmadığına vurgu yaptı.

Suriye’deki terör gruplarını her şekilde destekleyen ülkelerin Suriye ve halkına karşı niyetleri konusunda Suriye’nin bir dizi uğraşları bulunduğuna dikkat çeken Caferi; Suriye halkının kanını ve çıkarlarını korumaya çalıştıklarını iddia eden bu ülkelerin terör gruplarına desteklerinin kanıtlanmış olmasına ilaveten Suriye halkına karşı tek taraflı ve meşru olmayan yaptırımlar uygulama yarışına girdiklerini belirtti. Ayrıca bu yaptırımların direk bir şekilde Suriye halkını etkilediğine işaret ederek, bunlarla Suriye halkına baskı yapmaya çalıştıklarını ekledi.

Caferi; bu ülkelerin Suriye krizinin barışçıl yollarla çözülmesine özen gösterdiklerini iddia ettikleri bir zamanda geçerli hiç bir neden olmadan Suriye tüm ilişkileri kesmeye çalıştıklarını, bunun da gerçek niyetlerini ortaya koyduğunu ifade etti.

Suriye’ye ilişkin takdim edilen karar tasarısının gerçeklerden uzak olduğuna ve taraflı olduğuna bir kez daha dikkat çeken Caferi; Arap Liginin aldığı son karara ilaveten yine bu karar tasarısında yer alan ‘Suriye muhalefetine her türlü maddi ve manevi desteği sunma çağrısı’ yapıldığına işaret etti. Caferi; bunun Suriye’de barbar terör eylemi düzenleyen ve bu eylemlerin sorumluğunu destekçi ülkelerdeki medyalarda açık bir şekilde üstlenen silahlı muhalefete destek ve bu eylemlerini meşrulaştırma niteliği taşıdığına vurgu yaptı.

Arap Liginin Hiç Bir Rolü Kalmadı

Caferi; Suriye’ye karşı yapılan baskı ve dayatmalarda Arap Liginin köprü olarak kullanıldığını ifade ederken, Ligin artık pek bir önemi kalmadığını söyledi.

Körfez ülkeleri tarafından ele geçirilmesi ve geçici olsa bile Suriye’nin çıkarılması ardından Arap Ligi diye bir şeyin kalmadığına işaret eden Caferi; bu aşamadan sonra Suriye’nin onlardan kendisinden yana tutum almalarını istemediğini, sadece ve sadece yüzlerinin akını korumakla birlikte Mısır, Suda, Libya, Tunus, Cezayir, Yemen ve diğer Arap ülkelerine karşı komplolarına son vermelerini temenni ettiğini belirtti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı