Genel

Huvla Katliamın işlendiği yöntem failini gösteriyor

Suriye’nin İnsan Hakları Konseyindeki Temsilcisi Faysal el-Hamvi; Huvla katliamının işlendiği yöntemin faillerinin kim olduğunu kanıtladığını belirterek; bu katliamı işleyenlerin tekfirci, radikal ve sabotajcı gruplara bağlı teröristler olduklarını ifade etti.

BM’ye tabi İnsan Hakları Konseyinin Huvla Katliamının soruşturulmasına ilişkin oylamanın yapıldığı oturumda konuşan Hamvi; söz konusu teröristlerin işledikleri katliamdan ana hedeflerinin; farklı bileşenlerden ve mezheplerden oluşan bir toplumun yaşadığı bölgede fitneyi körükleme ve çatışmaları alevlendirmek olduğunun altını çizdi.

Yaşanan katliamda benzeri görülmemiş bir dehşet ve vahşetle çok sayıda masum insanın kurban gittiğine işaret eden Hamvi; Suriye’nin bu katliamı en keskin ve şiddetli ibarelerle kınadığını ifade etti.

Hamvi; sayıları 600 ila 800 arasında olduğu tahmin edilen silahlı bir terör grubunun Homs ili kırsalının Huvla Bölgesine aralarında havan toplarının da bulunduğu ağır ve hafif silahlarla saldırdıklarını ifade ederek, aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların bulunduğu çok sayıda masum insanı benzeri görülmemiş bir vahşetle öldürdüklerini açıkladı. Hamvi; cephanelerinin sona ermesiyle havzalarında bulunan keskin aletlerle barışçıl sivil vatandaşları öldürmeye devam ettiklerini ekledi.

Çirkef katliamın işlendiği ilk saatlerde Suriye hükümetinin gerçekleri soruşturmak üzere savunma, içişleri ve adalet bakanlıklarından oluşan bir soruşturma komisyonunun teşkil edildiğini ilan ettiğini ifade eden Hamvi; Suriye’nin gerçeklerin ortaya çıkması ve faillerin hakkettikleri cezayı almalarını herkesten daha çok istediğine dikkat çekti. Hamvi; Suriye’nin aynı zamanda Suriye genelinde olduğu gibi, bölgede bulunan ve katliamın işlendiği bölgede bulunan BM gözlemcileri ile de işbirliğinde bulunduğunu söyledi.

Katliama ilişkin soruşturmalarda elde edilen ön sonuçların Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığının düzenlediği basın konferansında ilan edildiğine işaret eden Hamvi; katliamda kurban gidenlerin devleti destekleyen barışçıl vatandaşlardan ibaret olduklarının ortaya çıktığını açıkladı. Hamvi; aynı bölgede bulunan silahlı grupların aileleri ve yakınlarından kimsenin ölmediğine yada zarar görmediğine dikkat çekerek; bu ve katliamda izlenen benzersiz vahşetin faillerin kim olduklarına en büyük kanıtı teşkil ettiğini söyledi.

Soruşturma komisyonunun ilan ettiği ön sonuçlarda kurbanların yakın mesafelerden açılan ateş yada keskin aletlerle öldürüldüklerinin tespit edildiğine vurgu yapan Hamvi; bir kısmı yabancı olan tutukluların verdikleri ifadelerde katillerin katliamı Lübnan sınırına yakın bir bölgede devlet kontrolünden uzak bir tampon bölge kurmak olduğunu söylediklerine dikkat çekti.

Hamvi; teröristlerin belirli zamanlarda oldukça çirkef katliamlar işlemelerinin artık bilinen bir şey olduğuna işaret ederek tüm bunların planlı ve koordineli bir şekilde hazırlandıklarının tespit edilen bir gerçek olduğunu açıkladı. Katliamın BM Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’ın Suriye ziyaretine ş zamanlı olarak gelmesinin bir tesadüf olmadığını belirten Hamvi; uluslararası kamuoyundan Suriye’ye karşı tepki toplamak amacıyla terör grupları ve arkalarındaki ülkelerin hiç bir çirkeflikten uzak kalmadıklarını söyledi.

Hamvi; terör gruplarına barınak, para, silah ve örtü temin eden ülkelerin Suriye’de şiddetin körüklenmesi ve kanın akıtılmasında parmakları bulunduğunu ifade ederek; bugünde alınan karar dahil olmak üzere Suriye’ye karşı alınan kinci kararların terörü desteklediğini söyledi.

Hamvi; Suriye’nin tüm ayrıntılarıyla reddettiği bu kararların, sahiplerinin kin ve nefretini yansıttığı gibi katliamlarda kurban gidenlerin ruhlarına saygı göstermediğini ifade etti.

Bu oturumu riayet eden bir kısım ülkelerin Suriye’de masum inanların öldürülmelerine katkı sağladıkları bir zamanda Suriye halkı için ağladıklarını iddia etmelerinin kesinlikle inandırıcı olmadığına vurgu yapan Hamvi; bu ülkelerin insan hakları ve din ilkelerinden söz ettikleri bir zamanda yüksek düzeyde resmi yetkililerinin dilleriyle göz göre göre vahşet uygulayan ve masum inanları öldüren terör gruplarına desteklerini ilan ettiklerine vurgu yaptı. Hamvi; bu ülkelerin Suriye halkının çıkar ve haklarını korumaya, insan hakları ve demokrasiyi savunmaya çalıştıklarını iddia ettikleri bir zamanda; çocuk, kadın yada yaşlı demeden masum insanları öldüren, kamu ve özel mülkleri sabote eden, halka hizmet sağlayan kurumlara saldıran teröristlere maddi-manevi her türlü desteği sağlamalarının yanında halkı direk bir şekilde etkileyen yaptırımlar uyguladıklarına da dikkat çekti.

Aynı ülkelerin teröristlere gemiler dolusu gelişmiş ağır silahlar temin ettiklerine ve bir kısmının da güvenli barınak temin edip eli kanlı katilleri eğittiklerine işaret eden Hamvi; katliamı işleyenlerin desteklenen bu teröristlerin aynıları olmalarıyla sözü edile ülkelerin bu katliamda ortak olduklarını söyledi.

Hamvi; dolayısıyla bu ülkelerin derhal Suriye hükümetini katliamla suçlamalarının hiç bir inandırıcılığı olmadığını belirterek, bununla da Suriye’de görev yapan BM gözlemcilerinin misyonunu ve Annan planını sabote etmek istediklerini belirtti.

Katliama ilişkin yapılan soruşturma ve tutukluların ifadelerinin asıl failleri ve arkalarındaki tarafları net kanıtlarla ortaya çıkaracağına dikkat çeken Hamvi; soruşturma sonuçlarının tüm dünyaya ilan edileceğini açıkladı.

Hamvi; oturuma çağrı yapan ülkelerin asıl niyetlerinin gerçekten Suriye’de akıtılan kanı kınamak olduğundan emin olması halinde Suriye’nin herkesten önce kınamada bulunacağına dikkat çekerek, fakat ne yazık ki bunların asıl amaçlarının Suriyelilerin kanlarıyla ticaret yapmak olduğunun altını çizdi.

Hamvi; Suriye’nin bir çok kez vatandaşlarının can ve mal güvenliğini korumaktan sorumlu olduğunu ilan ettiğine işaret ederek, şimdide bir kez daha bu bağlamda Suriye’nin kararlı olduğunu, terör gruplarına da demir yumrukla karşı koymaya devam edeceğini vurguladı.

Rusya Çin ve Küba Karşı Oy Kullandılar

Bu arada İnsan Hakları Konseyi oturumda; Huvla Katliamına ilişkin bir kararı onayladı.

Suriye hükümetinin sorumlu tutulduğu karara yapılan oylamada Rusya, Çin ve Küba karşı oy kullanırlarken, Uganda ve Ekvador oylamaya katılmayı reddettiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı