Suriye Düşmanları

İdlib’de Türkiye eksenli çatışmaların şiddetlenmesinin nedenleri

Türkiye ordusunun Suriye gelişmelerine müdahil olması özellikle de Suriye ordusunun İdlib’i teröristlerden temizleme operasyonuna engel olma çalışmaları ile bölgedeki çatışmalar daha da şiddetlendi. Bu çerçevede Ankara ciddi askeri darbeler aldı.

İdlib’de cirit atan teröristler  ağır yenilgiler alıp Suriye ordusu tarafından darmadağın edilirken Türkiye ordusu ise son yıllarda tekrar tekrar yaptığı şekilde yine Suriye egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ederek Suriye ordusu ve ortaklarına karşı savaşa girişti. Cuma günündeki ağır ve şiddetli operasyonlarda Serakıb ekseninde 5 Hizbullah mensubu şehit düştü. Buna paralel olarak da onlarca Türkiye askeri son günlerde ölmüş veya yaralanmıştır.  Suriye’nin Kuzey Batısında Türkiye’nin sınırlarına yakın bölge İdlib’de olup bitenlerin Türkiye hükümetinin yanlış siyasetlerinden ve  yanlış anlamalarından kaynaklandığı söylenebilir.  Türkiye’nin ilk hatası Suriye ordusu ile savaşmanın da tıpkı Afrin’de, Haseke’nin veya Rakka’nın Kuzeyindeki silahlı Kürt milisleri gibi olabileceğini düşünmesi ve yanlış hesaplar içerisine girmesi idi. Halbuki Suriye ordusu ve ortakları güçlü bir şekilde Türkiye askerleri karşısında durdu ve özellikle de insani zayiat açısından Türkiye ordusuna ağır darbe indirdi.  Suriye ordusunun Türkiye ordusuna Cebel Zaviye’deki El Bare kasabasında saldırması gerçek bir savaşın bir nebze bile olsun Ankara’ya tattırdı.    Buna rağmen Rusya ordusu Türkiye’nin saldırılarına bir tepki göstermedi. Ancak yine de Türkiye ordusu mensuplarının da aralarında bulunduğu teröristler yığınına yapılan saldırıda 33 Türkiye askeri öldürüldü. 

Ankara hükümetinin bir başka stratejik hatası da  NATO üyesi olduğu için bu örgütün Türkiye’yi Rusya’ya karşı muhtemel savaşta destekleyeceği umutları idi. Ancak NATO sırf sözlü tepkileri ile yetindi ve hiçbir pratik adım atmak için toplantı bile yapmadı. Gerçekte Türkiye Avrupa ülkelerinin ve ortaklarının Nusra Cephesininin bir terör örgütü olduğundan dolayı ve bu savaşta Ankara’yı destekleyemeyeceklerini bildirdikleri ve açıkladıkları halde  Suriye’ye girdi ve yeni bir maceracılık peşine düştü.   

Cebel Zaviye bölgesinin El Bare kasabasındaki  Türkiye ordusuna indirilen darbe  Lüksemburglu makamın bile  Türkiye’ye  Suriye’deki varlığının Avrupa’nın koordinasyonu içerisinde olmadığını hatırlatmasına neden oldu. Aslında bu hatırlatma Türkiye’nin Avrupa’dan bir destek beklentisi içerisinde olmaması gerektiğine yapılan bir vurgu idi. Avrupa Birliği dış siyaset temsilcisi Josep Borrel ise İdlib gelişmelerine tepki olarak Suriye’nin Kuzey Batı’sındaki gergin durumun   şiddetlenmesine ve uluslararası bir çatışma alanına dönüşmesi hususunda kaygılarını dile getirip uyarıda bulunarak  böyle bir durumun  çekilemez insani acılara yol açacağını ve sivillerin hayatlarını tehlikeye de sokacağını bildirdi. ”   Aslında üst düzey Avrupalı bir makamın bu açıklamaları  Türkiye’nin Avrupa’dan destek alma fikirlerinin yenilgiye uğraması demektir. Çünkü Ankara hükümeti son 9 yılda  NATO’yu ve Avrupalı ülkeleri de Suriye krizine bulaştırmak için elinden geleni yaptı. Ancak halihazırda Rusya ordusunun bile Türkiye ordusuna karşı saldırılarına rağmen ve onlarca Türkiye askeri gücünün bu saldırılarda ölmesi ve yaralanmasına rağmen yine de NATO, bu örgütün üyesi olan Türkiye’den dolayı savaşa girmemiş ve hiçbir müdahalede bulunmamıştır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı