Genel

Suriye’de insani durumun kötülüğü düşman devletlerin teröre sponsorluklarından kaynaklanıyor

Suriye’nin Birleşmiş Milletlerdeki (BM) Daimi Temsilcisi Beşşar el Caferi; Suriye’nin tanık olduğu kötü insani krizin doğal afetlerden yada benzeri durumlardan kaynaklanmadığını, bu krizin Suriye’de insanı, toplumu, ekonomiyi ve her şeyi hedef alan dış müdahale ve komplo sonucunda meydana geldiğinin altını çizdi.
BM genel kurulunun dün düzenlediği oturumda konuşan Caferi; kimi devlet ve tarafların Suriye’de en çirkef ve en kanlı uluslar arası terörü yaymak için şeytani edatları kullandıklarına dikkat çekti. Söz konusu bu devlet ve tarafların teröre sponsorluklarının açık ve net bir şekilde ortada olduğunu belirten Caferi; tüm bunların belgelerle kanıtlanmış olduğunu ifade etti.
Caferi; tekfirci ve kiralık terör çetelerinin uluslar arası efendilerinin talimatları ve yönlendirmeleriyle Suriye’de sistematik eylemlerde bulunduklarını ve kasıtlı bir şekilde insani durumları daha çok kötüleştirmeye çalıştıklarını söyledi.
Uluslar arası ve bölgesel devletlerin Suriye’deki teröristlere her türlü desteği sağlamaları ve dünyanın her yerinden tekfircileri Suriye’ye seferber etmeleri gölgesinde Suriye’deki insani durumları iyileştirme ve insani yardımları koordine etmenin mümkün olmadığını belirten Caferi; terör gruplarının bir çok devletin istihbarat cihazlarının direktifleriyle insani yardım konvoyları ve kadrolarına saldırdıklarına işaret etti. Caferi; bu terör gruplarının aynı zamanda Suriye halkının hizmet kurumlarını, gelir kaynaklarını, tarım ürünlerini, hastanelerini, okullarını, ibadet yerlerini ver her şeylerini yağmalayıp sabote ettiklerini belirtti.
Caferi; Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve daha birçok devletin söz konusu tekfirci ve kiralık teröristlere her türlü desteklerini sürdürdüklerine dikkat çekerken, bu destek olmaksızın teröristlerin tüm bu eylemlerini gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığını ifade etti. Söz konusu devletlerin Suriye halkı için timsah gözyaşları döktükleri ve sözde çözüm planlarını desteklediklerini iddia ettikleri bir zamanda herhangi bir insani yardımda bulunma yada BM’nin bu bağlamdaki çabalarını desteklemeyi reddettiklerine vurgu yapan Caferi; bu devletlerin yaptıkları tek şeyin terörist ve onlara cephane temin etmekle birlikte çözüm yönündeki her çabayı sabote etmek olduğunu ifade etti.
Caferi; bu devletlerin sponsorluk yaptıkları terör gruplarının Şam ile Homs arasında düşen Adra Bölgesinde yüzlerce sivil vatandaşın boğazını kestiklerine dikkat çekerken, daha önce de Malula, Malula Deyr Atiye ve daha başka bölgelerde yine yüzlerce sivil vatandaşın boğazlarını vahşice kestiklerine dikkat çekti.
Bu devletlerin tüm bu vahşetleri işleyen teröristlere desteklerini sürdürmelerinin tamamen insanlığın yüz karası olduğunu belirten Caferi; BM ve uluslar arası kanun ilkelerin insanların dini yada etnik kökenleri doğrultusunda öldürülmelerini kınadığına işaret etti. Caferi; dünyada kimi taraf ve devletlerin bu insanlık dışı vahşeti işleyen tekfirci ve kiralık terör çetelerini ‘Suriye muhalefeti’ olarak adlandırmalarının esef verici bir durum olduğunun altını çizdi.
Caferi konuşmasında ayrıca Suudi rejiminin İslam tarihinde ilk defa Suriyelileri kutsal hac vecibelerini yerine getirmekten men ettiğine dikkat çekti.
Suriye’deki insani durumların büyük bir bölümünün sanal olduğuna dikkat çeken Caferi; bunun Suriye hükümetine baskı amacıyla siyasileştirilip kullanıldığının altını çizdi.
Caferi; Suriye hükümetinin tüm zorluklara ve evrensel dayatmalara rağmen vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaya büyük bir özen gösterdiğini, şu ana dek kendi olanaklarıyla halkın ihtiyaçlarının yüzde seksenini karşılamayı başardığını ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı