GenelÖne ÇıkanlarSuriye Dostları

Lübnanlı rehineler konusunda Türkiye’nin aracılığına bel bağlanmamalıdır

Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrullah, bugün yaptığı konuşmada Suriye’de kaçırılan 9 Lübnanlının iadesi için Türkiye’nin aracılığına bel bağlanmaması gerektiğini söyledi. Nasrullah, Suriye’deki durum nedeniyle Hizbullah’ın elindeki silahları denetleme planları yapan ABD ve İsrail’i ise uyardı.

Hizbullah lideri Hasan Nasrullah bugün yaptığı konuşmada Suriye’deki durum ve çatışmaların Lübnan’a etkileri, kaçırılan Lübnanlıların iadesi ile ilgili süreç ve Lübnan kıyılarında bulunan doğalgazın çıkartılması gibi başlıklar üzerinde durdu.

Dini bayramlarını kutlayan kişilere ve Hıristiyanlara yönelik saldırıda bulunanların İslam’la alakası olmayan yeni bir din yarattığını söyleyen Hizbullah lideri, bölgedeki ülkelerin etnik ve dini temelde bölünmek istediğini ifade etti. Nasrullah, “Mısır’ı, Yemen, Lübnan’ı ve Irak’ı, yani neredeyse bütün Arap ülkelerini bölmek üzere planlar yapılıyor” diye konuştu.

Lübnan’ın bölgedeki gelişmeler karşısında en hassas ülkelerin başında geldiğini belirten Nasrullah, özellikle Suriye’deki gelişmelerin Lübnan’ı fazlasıyla etkilediğini vurguladı. Nasrullah, “Lübnan’da Suriye ile ilgili konumumuz itibarıyla farklılıklarımız olabilir, ama yine de bir arada yaşamaya devam edebiliriz. Buna karşın Suriye’den şiddet ithal etmekte ısrarcı olanlar var” dedi.

Hizbullah lideri bütün siyasi ve dini tarafları bir arada yaşamayı savunmaya davet ederek, farklı gruplar arasındaki iletişimin güçlendirilmesini istedi.

Suriye’den Lübnan’a yoğun mülteci akımının olması nedeniyle sınırın kapatılması yönündeki önerilere de değinen Hizbullah lideri, “Suriye’yle sınırımızı kapatmamalıyız. Aksine, yurdundan edilenleri ağırlamak ve korumak bizim sorumluluğumuzdur” dedi.

Mülteci sorunun gerçek çözümünün Suriye içerisinde bulunan bütün taraflar arasında siyasi müzakerelere başlanması olduğunu belirten Nasrullah, Suriye’de siyasi çözümü kasıtlı olarak baltalayanlar bulunduğuna işaret etti.

Hasan Nasrullah, Lübnan’ın Suriye’deki gelişmeler karşısında “tarafsız” bir tavır almak yerine, siyasi çözüm için uluslararası topluma basınç uygulaması gerektiğini de sözlerine ekledi.

22 Mayıs’ta dini bölgeleri ziyaret ettikten sonra ülkelerin dönerken Suriye’de kaçırılan 11 Lübnanlının durumuyla ilgili de konuşan Nasrullah, konuyla ilgili Lübnan hükümetinin çabalarını yetersiz olarak niteledi. Hizbullah lideri, “[Lübnanlıları] kaçıranlarla görüşmek konusunda Türkiye’nin aracılık etmesinde ısrar etmek yerine görüşmeleri doğrudan yürütmemiz gerekiyor. Rehinlerin serbest bırakılmasını sağlayabilecek, kaçıranlarla ciddi ilişkileri bulunan üç ülke var. Bunlar Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar. Hükümet, bu ülkelere rehinelerle ilgili adım atmalarını yönünde baskı uygulamaya yetecek düzeyde güçlü ilişkiler sahip” diye konuştu.

Halen Suriye’deki militanların elinde bulunan 9 rehinenin yakınlarının ise Türkiye’ye yönelik yoğun bir tepki gösterdikleri biliniyor. Tepkinin sebeplerinden biri, Lübnanlı kişilerin kaçırılmasında kısa bir süre sonra Ahmet Davutoğlu’nun rehinelerin serbest bırakılacağını açıklamış olması. Davutoğlu’nun bu sözleri Türkiye’nin Lübnan vatandaşlarını kaçıranlarla görüştüğünü açığa çıkartmış, daha sonra 9 rehinenin bırakılmaması ailelerin Türkiye’yi suçlamasına neden olmuştu.

Lübnan İçişleri Bakanı Mervan Şarbel, ailelerin Türkiye karşıtı eylemlerinin askıya alındığını duyurmuş, “Türkiye’nin ailelerin durumunu anlayışla karşılayacağını ve dokuz kişinin serbest bırakılması konusunda bize yardımcı olmayı sürdüreceğini umuyoruz” diye konuşmuştu.

Bugün yaptığı konuşmada bu konuya da değinen Nasrullah, “Hükümet, harekete geçilmesi için sokaklara dökülen rehinelerin yakınlarını suçlamak yerine çabalarını yoğunlaştırmalı” dedi.

Nasrullah kısa bir süre önce Lübnan açıklarında keşfedilen büyük doğal gaz yatakları konusuna da değindi. “Lübnan’ın gaz rezervlerini tarihsel ve ulusal bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Ancak bu fırsat, Lübnan’ın kaynaklarını kullanmasına engel olmak isteyen İsrail’den yeni potansiyel tehditlerin gelmesini beraberinde getirmiştir” dedi.

Bulunan doğal gaz yatakları nedeniyle İsrail’den gelen yeni tehditlere karşı Hizbullah’ın da ulusal savunma stratejisinin parçası olmaya hazır olduğunu belirten Hasan Nasrullah, “bunun karşılığında, gazın çıkartılmasına yönelik projelerin sorunsuz işlemesi dışında hiçbir karşılık beklemiyoruz” dedi.

Hizbullah lideri konuşmasında, Suriye’nin elinde bulunduğu iddia edilen kimyasal silahları Hizbullah’a verebileceği yönünde sistemli bir propaganda yürüten ABD ve İsrail’e de değindi. Nasrullah, “ABD ve İsrail Suriye krizinin Hizbullah’ın silahları üzerindeki etkisini incelemeye kalkışıyor. Biz de onlara gücümüzü silahla ölçmeye kalkmalarının yanlış olduğunu söylüyoruz. Bizim gücümüz inancımızdan geliyor” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu