GenelSuriye Düşmanları

Nasrallah prestij kazanmasın diye Lübnanlıların serbest kalmasını ABD,Türkiye ve Katar engelledi

Lübnan Al Ahbar Gazetesi yazarlarından Vefik Kansu, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye teslim edildiği iddia edilen fakat daha sonra Dışişleri Bakanlığı’nın elinde olmadığını açıkladığı Lübnanlı esirlerin ‘niçin Hasan Nasrallah’a yeni bir zafer verelim; kendi kitlesi karşısında ne kadar dürüst olduğunu görelim’ şeklinde bir Amerikan-Katar işbirliği sonucu serbest bırakılmadığını yazdı.

Kansu yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Türk istihbaratı, Lübnanlı rehinelerin ve kaçırılan grubun yerini ‘tespit etmişti’. Türkiye Dışişleri Bakanlığı durumu bildirdi: ‘Kaçırılanlar elimizde’. Ülkesinin ‘arabuluculukların vaftiz babası’ rolüne dönmesinde hırslı olan Türk diplomasisinin başkanı Ahmet Davutoğlu ise konuyu ilan etmekte gecikmedi. Bütün Lübnan, 14 Mart ve 8 Mart grupları, Selefileri ve ilericileriyle birlikte, operasyonun kınanmasından sonra rahatladıklarını ifade etti.

Tam da bu noktada hiç hesapta olmayan ve hâlâ sisli olan bir şey yaşandı: Kaçırılan Lübnanlılar, Suriye topraklarıyla Türkiye’nin Adana Havaalanı’nda kayboldu. Olaylara vakıf olanlar, ortada askeri ve siyasi iki açıklamanın olacağını belirtiyor.

Birincisi, Türkiye Dışişleri Bakanlığı rehinelerin kurtulduğunu açıklamakta aceleci davrandı. Davutoğlu konuştuğu Lübnanlılara, kaçırılanların geçen Cumartesi gecesi serbest bırakılacağını tahmin ederek ‘kaçırılanların ellerinde olduklarını’ bildirdi. ‘Kaçırılanlar elimizde’ lafı, istihbarat literatüründe ‘kendi havzamızda’ oldukları anlamına gelmez. Özellikle de sahada Suriye muhalefetinden birçok grup varken… Davutoğlu’nun açıklamalarının, kaçırılan Lübnanlıların Türkiye sınırına yakın Suriye bölgesine varmalarının ardından geldiği neredeyse kesin gibi…

İkincisi, Ankara yönetiminin sergilediği bir başka acelecilik de işin bittiğini açıklamasıydı. Bu açıklama, ‘niçin Hasan Nasrallah’a yeni bir zafer verelim; kendi kitlesi karşısında ne kadar dürüst olduğunu görelim’ şeklinde bir Amerikan,Türkiye Katar baskısını da beraberinde getirdi. Mümkün olduğunca bu olaydan istifade etmek için işi germekte bir beis yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı