Genel

Silah ticareti anlaşması yasak getirmelidir

Silah Ticareti Anlaşmasına İlişkin BM Konferansında Suriye Temsilcisi; bir kısım Arap, bölgesel ve dünya ülkelerinin Suriye’de masum insanları katletme, ordu ve güvenlik güçlerine saldırma, kamu ve özel mülkleri sabote etmede hiç bir ilke yada sınır tanımayan eli kanlı terör gruplarına silah, finans, örtü, barınak ve eğitim sağlamalarından esefini dile getirdi.

BM’nin New York’taki binasında silah ticareti anlaşmasına ilişkin dün düzenlenen konferansta Suriye adına okuduğu bildiride temsilci; söz konusu ülkelerin tüm bu insanlık dışı eylemlerde bulunan terör gruplarına aleni olarak destek sağlayacaklarını, para, silah ve güvenli barınak temin edeceklerini ilan ettiklerine dikkat çekerken, siyasi hedeflerin yanında Suriye’ye dış müdahale amacıyla teröre yapılan bu desteğin BM çatısı altında düzenlenmekte olan konferansın temelleriyle çeliştiğine vurgu yaptı. Temsilci, konferanstan amacın silah ticaretine sınır koyma ve denetlemeyi hedeflediğine işaret ederek, Suriye’deki terör gruplarına yapılan silah temininin net bir şekilde BM kararları, kanunları ve misakına aykırı düştüğünün altını çizdi.

Suriye’nin geçen süreç içinde radikal tekfircilerin fetvalarına dayalı olarak oldukça acı olaylara tanık olduğuna işaret eden Temsilci; Suriye halkının haklarını, insan haklarını, özgürlük ve demokrasiyi savunma gibi asılsız iddialar altında bir kısım Arap ve bölge ülkelerinde ikamet eden radikallerin masum kanların akıtılmasına provokasyon yaptıklarını söyledi.

Suriye’de düzenlenen terör eylemlerinde intihar arabaları, patlayıcı kemerler, patlayıcı düzenekleri, mayınlar ve muhtelif türlerde silahlar kullandıklarına dikkat çeken temsilci; önemli hizmet kurumları ve altyapı birimlerini hedef alarak etrafa panik, ölüm ve yıkım saçtıklarına dikkat çekti.

Öte yandan temsilci; silah ihracatında dünyanın ilk on ülkesi arasında yer alan İsrail’in düşmancı bir politikayla silahlanmaya devam ettiğine işaret ederek, İsrail’in nükleer silahlar gibi kitle imha silahlarından büyük bir tersaneye sahip olduğunun altını çizdi.

İsrail’in on yıllar boyunca silah ticareti anlaşması ve kanunlarını hiçe sayıp ihlal ettiğini ifade eden temsilci; terör ve uyuşturucu çetelerini koruyan ve onları teşvik eden gayrı meşru silah ticaretinde ilk sıraları yer aldığına dikkat çekti.

Temsilci; İsrail istihbaratındaki subayların dünyanın önde gelen elmas tüccarlarından sayıldıklarına işaret ederken, bu subayların ticaretlerinde ayrıca en büyük silah ticareti sözleşmelerine imza attıklarının da bilinen bir gerçek olduğunu belirtti.

Temsilci ayrıca bu çerçeve altında İsrailli istihbarat subaylarının Afrika başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde iç sorunlar yaratıp fitne ve provokasyonda bulunduklarına işaret etti.

İsrailli subayların bir kısım ülkelerde iç anlaşmalıkları ve çatışmaları körüklediklerine işaret eden Temsilci, çocuk yaştaki insanları kullandıklarını, bölgesel ve evrensel güvenliği tehdit ettiklerini ekledi.
Silah ticaretine ilişkin imzalanacak yeni anlaşmanın her ülkenin kendi ulusal güvenliğini sağlamak için uygun gördüğü her yönteme haiz olma hakkını BM misakı kapsamında temin etmesi gerektiğini belirten Temsilci; işgal altında yaşayan halklarında kendilerini savunma ve kendi geleceklerini tayin etme haklarını emin etmesi gereğinin altını çizdi.

Temsilci; aynı zamanda anlaşmanın; fertlere her hangi bir şekilde silah temin edilmesini mutlak bir şekilde yasaklaması gereğine vurgu yaptı.

Silah denetimi ve bu bağlamdaki dürüstlükte seçici olma konusunda ise temsilci; bunun dengeli bir girişi aksatacağına, uluslararası toplumun çabalarını da sabote edeceğine işaret etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı