GenelÖne Çıkanlar

Siyonisler’in Suriye konusundaki kudurganlığını ortaya çıkaran çarpıcı analiz

Türkiye’de geçmiş tarihlerde yayınlanan bir dergi: jeopolitik şubat 2007’de yayınlanan dergide ilginç bilgiler mevcut. Henüz gerçekleşmemiş olayları tarih de vererek önceden haber veren bir yönü var bu derginin.

2007’de –onun tabiriyle- İslamistler atağa kalkacak ve İsrail’le karşı karşıya geliyormuş görüntüsü vererek İslam aleminin sempatisi ve güvenini kazanacak. 2007 Nisan ayında DAVOS’taki one minute(van minüt) çıkışıyla birebir uyuşuyor.Yalnız dikkatinizi çekerim dergi 2007’nin Şubat sayısı yani van minutten iki ay öncesi.Bu da, Bütün bu mazlum edebiyatının (Gazze’ye ve mazlum Filistin Halkına sahip çıkma) önceden Beyazsaray ve Siyonist lobilerin mutfağında pişirilip yine mazlum halklara yedirilmek istendiğini ortaya çıkarıyor.Bizim bundan ilk günden beri şüphemiz yoktu zaten ,ama şüphesi olanlara, eğer bu dergiyi yazanlar müneccim değillerse ve gelecekten haber veremiyorlarsa bir delil teşkil eder sanırım.Sonra devam ediyor dergi:” 2010 yılında Arap hükümetleri yıkılacak” Arap Baharı’nın üç yıl önceden haberidir herhalde bu.Suriye ile Türkiye birleşerek Hilafet devleti’ ni ! kuracak.Hilafet söylemini Osmanlının Batıya set olma olumlu imajını da birleştirerek İslam aleminin sevgisini kazanma bunun üzerinden de Büyük İsrail’i gerçekleştirme projesi. Nasıl mı? Şöyle ki Hristiyan aleminin başında Siyonist bir papa gibi İslam aleminin başına da Siyonist bir halife geçer .Şayet Suriye’de başarılı olunsaydı Arap baharı yaşamış diğer İslam coğrafyası buna hazır hale getirilmişti zaten. Bir fecr-i kaziple yani yalancı bir fecirle İslam alemi kandırılmıştı. Tabii halkların zalimlere karşı başkaldırısı asla bu oyunun bir parçası değildi ama oyun kurucular bunu hesap ederek devrimleri çaldılar, bunu da belirtmek gerek.

Evet projede deniyor ki bu odakların birleşmesi ile hilafet! Devleti kurulacak. Sonraki senaryoyu da biz tamamlayalım isterseniz.”kurulan Siyonist hilafet devleti “süfyani”nin kontrolünde İslam alemini güven ve sevgisini kazanacak. Belki İslam aleminin nefret duyduğu Siyonist İsrail’e karşı hamleler yapacak. Belki İsrail’i yok eder rolü oynayacak. Ki Siyonistler zaten şöyle demiyorlar mıydı:”İsrail yok edilecekse bu bizim elimizle olmalı.”Tabii bu göstermelik olacak. Siyonist kadrolara zarar gelmeden sen Yahudi’sin diye şurdan burdan topladıkları gayri meşru doğmuşları bu işe kurban edebilirler ki daha inandırıcı olsun.Nitekim Yahudileri Ortadoğu’ya getirebilmek için kimi siyonizm’e yaramayacak Yahudileri Hitler eliyle kurban etmişlerdi.Büyük İsrail ve Siyonizm’in geleceği için Küçük İsrail pekala feda edilebilirdi.Hatta göstermelik bir Kudüs fethiyle Mehdilik bile taslanabilirdi. Bu sayede İslam aleminin Siyonist Halife etrafında toplanması sağlanabilirdi. Böylelikle ümmetin beklediği hadiseler de gerçekleşmiş olacaktı.

Gelelim asıl meseleye bundan sonra ne olacaktı? İsrail yok edildiğine! göre artık direnişe ne gerek vardı? Hizbullah ve Hamas’a ne gerek vardı? Ya kendini tasfiye etmek zorunda kalacak yada Halifeye boyun eğmediği için İslam aleminde haşa lanetlenecekti.Kime ne anlatabilirlerdi ki?

Bitti mi? Hayır.Sırada Siyonizm’in baş düşmanı İran İslam Cumhuriyeti ve bağlıları vardı. Mezhep argümanı kullanılarak İslam Halifesine! Biat etmeyen “tırnak içinde” Şia ,aslında Muhammedi İslam takipçilerine savaş açılacaktı.Böylelikle varlığından beri ümmetin ve yeryüzündeki tüm mahrumların ümidi ve Büyük şeytan Amerika ve İsrail’in korkulu rüyası İran İslam Cumhuriyeti yine İslam’ın öz evlatları kullanılarak yok edilmek istenecekti.Her iki taraftan ölümler ve kayıplar Siyonistler için bir kazanç olacaktı.Parmaklarını bile oynatmadan İslam alemini yoracaklar, kazananı da kendileri bir kaşık suda boğarak Siyonist ideallerini gerçekleştirmiş olacaklardı.

Suriye’deki direnişin ne tarihi bir direniş olduğu ve gizli-açık Siyonistlerin neden bu denli kudurdukları böylelikle anlaşılmış olmaktadır. Bu şanlı direniş sayesinde bu proje çökmüş Siyonistlerin bir kısmı çöken bu enkazın altında kalmış ve kalan kısmı da bu enkazın altında kalacaklardır inşallah!…

“Onlar hile ve tuzaklar kurdular.Allah da onlara tuzaklar kurdu . Tuzak kuranların en hayırlısı Allah’tır.” Bu her ne kadar fecr-i kazip de olsa. Fecr-i kazip, Fecri Sadık’ın habercisidir inşallah.
(islamaktuel.com)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı