Genel

Suriye hümeti ve askeri terörislerle sonuna kadar mücadele edcektir

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı dün BM Genel Kurulu, Uluslararası Güvenlik Konseyi ve insan haklarıyla ilgili tüm kurumlara mektup göndererek; dışarıdan destek alan terör gruplarının Homs kırsalında düşen Teldo ve Şomariye bölgelerindeki katliamlara ilaveten son iki gün içinde Suriyeli vatandaşlara karşı işledikleri çirkef saldırıları en keskin ibarelerle kınadı.

Bakanlık mektubunda; 25-05-2012 tarihine denk düşen Cuma günü meydana gelen olaylara ilaveten bir kısım medya kanalları tarafından gerçeklerin nasıl çarpıtıldığına ilişkin ayrıntılı bilgiler takdim etti.

Aralarında anti tank füzeleri gibi ağır silahlarla donatılmış yüzlerce kişinin katliamın işlendiği bölge etrafında sistematik ve planlı bir şekilde toplandıklarını belirten Bakanlık; “sıfır saati” olarak belirledikleri saat 14:00’da Resten, Telbise ve Ksayr bölgelerinden olmak üzere 3 eksenden eş zamanlı olarak Teldo ve Şomariye’ye saldırdıklarını açıkladı.

Bakanlık; silahlı teröristlerin bölgede bulunan bir kaç aileyi çocukları, kadınları ve yaşlılarıyla vahşice öldürdüklerini belirtirken, barbarca katledilen şehitlerin adlarına yer verdi.

Suriye’nin çocuk katillerini yakalama ve mahkemede yargılama azminde olduğunu ifade eden Bakanlık; bu çirkef katliamları uygulayan canilerin kesinlikle cezasız kalmayacaklarını söyledi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı; katliamları işleyen terör gruplarının aynı zamanda vatandaşların tarım mahsullerini ve evlerini ateşe verdiklerini belirterek; sahipleri henüz bilinmeyen ve kömür haline gelen cesetlerin bulunduğuna işaret etti. Teröristlerin ayrıca bölge ahalisine hizmet veren devlet hastanesini sabote ettiklerini belirten Bakanlık; katliamların işlendikleri bölgelerin dışında bulunan beş askeri noktaya saldırdıklarını belirtti.

Suriye Arap Ordusunun kendini ve masum sivil vatandaşları savunmada meşru görevini yerine getirerek saldırgan teröristlerle çatışmaya girdiğini belirten Bakanlık; saat 23 sularında ordunun teröristlerin barbar katliamlarına son vermeyi başardığını ifade etti. Bakanlık çatışmada ordunun en iyi mensuplarından 3 elemanın şehit düştüğünü, 16 elemanın da yaralandığını ifade ederek bunların da teröristlerin işledikleri katliamda şehit düşenlerin listesine eklendiklerini kaydetti.

Mektubunda ordunun katliamların işlendiği bölgeye kesinlikle hiç bir tank sokmadığını vurgulayan bakanlık; ordunun mümkün olduğunca kontrollü bir şekilde sadece ve sadece kendini savunma pozisyonuna geçtiğinin altını çizdi. Bakanlık; bunun haricinde ortaya koyulan tüm iddia ve haberlerin aslı gerçeği olmadığını, yalan ve iftiralardan ibaret olduğunu vurguladı. Terör gruplarının en ağır silahlarla donatılmış olarak kasıtlı öldürme ve katliamda bulunma amacıyla bölgeye saldırdıklarını belirten Bakanlık; buna en büyük kanıtın, teröristlerin imzası haline gelen ve kendi deyimleriyle “İslama Uygun Kesim” dedikleri şekilde bıçakla insanların boğazları kesildiğine dikkat çekti.

Bakanlık, katledilen çocuk, kadın ve erkeklerin belirli yerlerde toplandığını belirterek taraflı medya organlarının iddia ettiği gibi bombalama sonucu katledilmiş olsalardı eğer bombalama izlerinin görülebileceğini veya en azından aldıkları yaraların bombalama sonucu olduğunun görülebileceğini ifade etti.

Ayrıca görüntülerin, katliamların soğukkanlılıkla ve yakından yapıldığını açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Bakanlık, masum Suriyeli vatandaşları hedef alan terör katliamının gizli bir planla işlendiğine dair kanıtlar sunarken “bu bölgenin sakinleri Suriye ordusunu tüm dünyanın gözü önünde selamlamış ve orduya desteğini ifade etmiştir. Anlaşılan bu destek hayatlarına mal oldu” diye belirtti.

Bakanlık mektuplarda, Suriye hükümetinin katliamı araştıracak ve 3 gün içinde buna ilişkin bir rapor sunacak Savunma, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından oluşan bir komisyon kurduğunu bildirerek Suriye hükümetinin halkını katliam ve terörden koruma yükümlülüğü taşıdığını açıkladığına işaret etti.

Suriye hükümetinin Suriye halkını dışarıdan desteklenen ve finanse edilen terörden korumak amacıyla yasalar ve uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde gerekeni yapacağını söyleyen bakanlık,kendisine masum vatandaşları katlettiği konusunda yöneltilen tüm suçlamaları reddettiğini vurguladı.

Mektuplarda, dışarıdan desteklenen silahlı terör gruplarının katliamlarını genellikle güvenlik konseyi oturumlarının düzenlenmesi ya da çözüm yönünde bir yönelimin ortaya çıkması öncesinde tırmandırdığına dikkat çekildi.

Bakanlık, Suriye hükümetinin insan hakları konseyindeki ilgili mekanizmalara silahlı terör gruplarının Suriye’yi yıkma ve insan haklarını savunma gerekçesiyle Suriye halkını katletme çabasındaki ülkelerin bildirilerindeki birkaç satır için Suriye kanını ucuz şekilde kullandıklarını bildirdiğinin altını çizdi.

Suriye yönetiminin, Suriye kanının suçu yönetime atmak amacıyla tarihte eşi görülmemiş vahşi yollarla akıtılmasına karşı uyardığını kaydeden bakanlık, Kaide Örgütüne bağlı silahlı terör gruplarının geçtiğimiz 15 Mart tarihinde güvenlik konseyi oturumunun düzenlenmesinden bir gün önce Homs kentinin Kerm el-Loz semtinde aralarında bir anneyle 4 çocuğunun bulunduğu 15 vatandaşın hayatına mal olan bir katliam yaptığını hatırlattı.

Bakanlık, Suriye hükümetinin bu çirkin terör eylemlerini şiddetle kınadığını belirterek işlenen katliamların korkunç katliam, planlı ve programlı ihlal ve insan haklarına aykırılık nitelemeleriyle tamamıyla uyuştuğunu ifade etti.

Bakanlık, yukarıda anlatılanların bir gün içinde Suriye halkına yapılan saldırıların özetinden ibaret olduğunu belirterek aynı zamanda bir yıldan bu yana devam eden olaylarda olduğu gibi Suriye devletinin çok iyi eğitilmiş, gelişmiş silahlara sahip katliam ve terör uygulayıp insanları kesen silahlılarla karşı karşıya olduğuna açıklık getirdiğini bildirdi.

Suriye devletinin Suriye halkını bu silahlılardan koruma yükümlülüğü taşıdığını dile getiren bakanlık, devletin Suriye halkının maruz kaldığı katliamlarla karşı karşıya olan diğer ülkelerin yaptığı gibi görevini eksiksizce yerine getireceğinin altını çizdi.

Bakanlık mektuplarını, “olanlar Suriye’nin dışarıdan desteklenen ve finanse edilen, belirli ülkelerin Suriye’ye ve halkına dayatmaya çalıştığı terör hamlelerine maruz kaldığı yönündeki açıklamalarının doğruluğunu kanıtlıyor. Olayların çirkinliğini arttıran ise, akıtılan Suriyeli şehitler kanlarının suçu halkını terörden korumak için büyük çabalar harcayan Suriye hükümetine yükleme çabasındaki basın kampanyalarının kurbanı olmasıdır” diyerek noktaladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı