Genel

Suriye ordusu, Tremsa’da yakaladığı bazı teröristlerin ifadelerini yayınladı

Teröristler Hikmet Şehada el-Mustafa el-Yunus, Said Derviş, Rami Abdülselam Derviş, ve Muhammed Sattuf, aralarında Arap uyruklu teröristlerin bulunduğu silahlı grupların ordu ve güvenlik güçlerinden önce Treymise beldesinde konuşlandıklarını itiraf etti.

Teröristler, aldıkları emirler üzerine asayiş güçleri bariyerlerine saldırma, vatandaşların işlerine gitmelerini engelleme eylemleri yaptıklarını belirtti.

Terörist Yunus Suriye televizyonunun dün yayınladığı itiraflarında, 16 silahlıdan oluşan Menhel Derviş grubuna mensup olduğunu, yaklaşık 250 silahlının Treymise beldesinde toplandığını bildirdi.

Terörist, asayiş güçleri bariyerlerine saldırma ve vatandaşların işlerine gitmelerini engelleme, vatandaşları genel greve zorlama yönünde emir aldıklarını söyleyerek, Perşembe sabahı asayiş güçlerinin beldeye geldiklerini ve beldeye girmelerini engelleme yönünde emir aldıklarını kaydetti.

Silahlıların makineli tüfek, suikast silahı, RPG roketleri ve bomba türü farklı silahlar taşıdıklarını söyleyen terörist, tetikçilerin evlerin damlarına konuşlandıklarına işaret etti.

Terörist el-Yunus, üyesi olduğu grubun lideri Menhel Derviş’in güvenlik güçleriyle yaklaşık bir buçuk saat süren çatışmalar esnasında öldüğünü söyleyerek çatışmada çok sayıda silahlının da öldüğünü, çatışmanın sona erdiğini anlaması ve güvenlik güçlerinin teslim ol çağrısı yapması ardından teslim olduğunu kaydetti.

Terörist Said Derviş ise, Treymsa beldesi sakinlerinden olduğunu ve İdlib beldesinde gönüllü Polis olarak çalıştığını bildirerek “izinde olduğum sırada evime aralarında Salih el-Sebavi’nin bulunduğu bir grup silahlı geldi. İşime dönmem halinde beni ve ailemi katletmekle tehdit ettiler ve kendilerine katılmam için bana cazip tekliflerde bulundular” dedi.

Terörist Derviş, 250 ila 300 teröristin yaklaşık 20 gün önce beldede toplandıklarını, asayiş güçleri bariyerlerine saldırmak, yolları kesmek ve insanları greve zorlamak için plan yaptıklarını Söyledi.

“Perşembe sabahı ordunun beldeyi kuşattığı haberini aldık. Kaçmaya çalıştık fakat başaramadık. Ardından ordu güçlerine saldırma emri aldık. Bir buçuk saat süren çatışmanın ardından silahlıların bir kısmı ölürken bir kısım silahlı da tutuklandı” diye konuşan terörist, silahlı gruplarda RPG roketi, makineli tüfek, otomatik silah, suikast silahları ve el yapımı bombalar bulunduğunu ifade etti.

Terörist Derviş, silahlı grup liderlerinin parayı Türkiye’den temin ettiklerini, silahlıların arasında Türk ve Libya uyruklu teröristlerin bulunduğuna dikkat çekti.

Diğer yandan terörist Rami Abdülselam Derviş, silahlı gruba bir ay önce Salih Sebavi’nin yaptığı para teklifi sonucu katıldığını bildirerek beldede toplanan 300’den fazla silahlının belde dışından geldiklerini, aralarında Libyalı silahlılarla bir Türk subayının bulunduğunu ifade etti.

Terörist, “Cebel el-Zaviye’den olan Ebu Talhat adlı terörist bize Türkiye’den para ve silah temin ediyordu” diye belirterek Talhat’ın emirleri üzerine çatışmaya girdiklerini söyledi.

Terörist Muhammed Sattuf ise, görevinin gösterilerle ilgili sahte video görüntüleri hazırlayıp internete yüklemek olduğunu belirterek yaklaşık 20 gün önce silahlı grupların beldede asayiş güçleri bariyerlerini hedef almak, kamu kurumlarına saldırıp soymak amacıyla toplandıklarını bildirdi.

Son dönemde asayiş güçleri bariyerlerine karşı birçok saldırı gerçekleştirdiklerine işaret eden terörist, bariyerleri bomba yüklü araçlarla hedef aldıklarını ve yollara el yapımı bomba yerleştirdiklerini kaydetti.

Terörist Sattuf, silahlı grupların ordu güçlerine karşı koyma ve çatışmaya girme emri aldıklarını Belirterek çatışmalarda Muhammed Fatih taburu lideri İsa İbrahim’in öldüğüne işaret etti.

Terörist, “Ebu el-Zehra adlı şahıs beldeye el-Kbeyr katliamının görüntülerini içeren bir video Kaseti getirdi. Grubuyla birlikte işlediği katliamın görüntülerini değiştirmişti. Uydu internet cihazı bulunan kuzenim Müfit Alluş’tan sahte görüntüleri silah zoruyla internete yüklemesini istedi” diye konuştu.

Vatandaşları Kaçırma Soygun ve Şantaj Eylemlerine Katıldılar

Öte yandan terörist Verde Süleyman, Şam’ın Zebedani bölgesinde silahlı bir terör grubuna liderlik eden boşandığı ilk eşiyle birlikte çok sayıda kaçırma, soygun ve şantaj eylemine katıldığını itiraf ederek söz konusu eylemleri Şam kırsalındaki Hame bölgesindeki silahlı gruplarının işbirliği ile gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Ceremane ve Hame bölgelerinden iki vatandaşı kaçırma, birini katletme, Zebadani’den bir minibüs şoförünü kaçırma, şantaj yapmak amacıyla ikinci eşine tuzak kurup katletme gibi eylemler yaptıklarını belirtti.

Silahlı terör grubu üyesi Muhammed Burhan ise, cinayet, kaçırma, tecavüz ve soygun Eylemlerine katıldığını, Ceremana bölgesinde bir vatandaşı kaçırma kardeşiyle birlikte katletme, Bludan kavşağında bir arabayı kaçırma ve şoförün eşine tecavüz etme suçları işlediğini ifade etti.

Terörist Süleyman Suriye televizyonunun yayınladığı itiraflarında, Şam kırsalının Zebedani Bölgesinden olduğunu 7 yıldır el-Verd semtinde yaşadığını ve kuaför olarak çalıştığını söyleyerek 2007 yılında Ahmet Kuveyfi ile evlendiğini fakat 2009 yılında ondan boşandığına işaret etti.

Boşandıktan sonra Kuveyfi’nin sahtecilik suçundan iki yıl hapis cezası aldığını ve geçtiğimiz Mart ayında cezaevinden çıktığını belirterek “boşanmamdan bir yıl sonra yeniden evlendim. Eski eşim hapisten çıktıkta sonra benden intikam almak istedi ve geçen Eylül ayında eşimi getirip gelmemi istedi. Ondan 225 bin lira borç aldığım gerekçesiyle şantaj yapmayı planlamıştı. korkumdan istediğini yaptım” dedi.

Eşimi Kudseyya’da belirlenen mekâna güvenlik güçleriyle işbirliği yaptığım dedikoduları yayıldığı için bölgeyi terk etme gerektiği bahanesiyle götürdüğünü bildiren terörist Süleyman, eski eşinin bir grup silahlıyla birlikte kendilerini karşıladığını kaydetti.

“Eşim Celal el-Hac’ın Ahmet’e 225 bin lira vermesi konusunda anlaştık. Parayı Sabbura Bölgesinde teslim aldıktan sonra eşim Celal’i Zebedani bölgesinde bana teslim edecekti.

Bizi Sabbura’da bir çiftliğe götürdüler. Burada üç gün kaldığım süre içinde yaklaşık 40 kişiden oluşan silahlı bir grupla karşılaştım. Grubun lideri Ahmet’in kardeşi Muhammed Edip Kuveyfi’yi tanıyordum” diye konuştu.

Terörist Süleyman, çiftlikten döndükten sonra Zebadani’de oturan ailesinin evine gittiğini ve burada eşinin ölüm haberini aldığını söyleyerek telefonla aradığı Ahmet’in eşini öldürdüğünü itiraf ettiğini ve kendisini ölümüyle itham edeceklerini kaydetti.

Terörist Süleyman, aradan bir hafta geçtikten sonra Samer Tiynavi adlı teröristin kendisini arayıp akrabası olan bir minibüs şoförüyle birlikte Sabbura’da çiftliğe gelmelerini istediğini belirterek çiftliğe ulaştıktan sonra Ebu Firas lakaplı Muhammed Musto adındaki şoförü minibüsüyle birlikte kaçırdıklarını ifade etti.

Terörist sözlerine şöyle devam etti, “silah satın almak için paraya ihtiyaçları olduğunu öğrendim.

Ebu Fahd adlı şahısla konuşmamı istediler. Ebu Fahd’ı arayıp Hame bölgesinde buluştuk. Daha sonra bir grup terörist gelip onu kaçırdılar.”

Terörist Süleyman, terörist Muhammed Fuat Kuveyfi’nin Ahmet’in yeğeni olduğunu ve güvenlik güçleri tarafında arandığını bildirerek Ahmet’in kendisini Şam’ın Ceremana bölgesine naklettiğini, aynı yerde Nesrin Davut’la evli olan Edhem Burhan’ın da yaşadığını söyledi.

Bir süre sonra Muhammed’in dayısı Ahmet’e deneyimli olan, Zebedani bölgesinde Hemse adlı Bir kızı kaçırıp tecavüz eden ve 40 bin lirasını çalan Edhem’le tanıştırmayı önerdiğine değindi.

“Bir süre sonra bir araya geldiler. Nesrin tanıdığı Firas Sakr adlı zengin bir şahsı kaçırmayı önerdi.

Nesrin Sakr’ı arayıp Muhammed Kuveyfi’nin evine çağırdı. Evde onları Ahmet’le birlikte bir grup silahlı bekliyordu. Adamı Deyr Makren beldesine götürüp fidye istemek için ailesiyle pazarlık yaptılar” dedi.

Daha sonra kaçırılan şahsın iki kardeşinin geldiğini, birini rehin alıp diğerini 900 bin lira getirmek üzere bıraktıklarını belirten terörist, parayı aldıktan sonra Nesrin’i tanıdığı için Firas’la kardeşini öldürdüklerini ifade etti.

Terörist, silahlı grubun silahları Hame bölgesine taşıdıklarını belirterek Ahmet’in kendisini bu amaçla kullandığını ve içinde kadın bulunan araçların güvenlik güçleri tarafından aranmaması nedeniyle kendilerine kolaylıkla silah taşıdığını söyledi.

Ahmet’in güvenlik güçlerinde arananları evinde sakladığını belirten Süleyman, evine getirdiği Şahısların Şam’ın Mezze bölgesine bağlı el-Vurud semtinin Haras bölgesinde bombalama eylemi yapmayı planladıklarına işaret etti.

Terörist Muhammed Burhan ise, silah satın alarak silahlı bir gruba Ahmet el-Kuveyfi aracılığıyla katıldığını bildirerek Firas Sakr’ı kaçırma eylemine iştirak ettiğini bildirdi.

Ahmet’in Sakr’dan aldıkları 900 bin liradan her birine 10 bin lira verdiğini ve kalanı Verde Süleyman’da sakladığını belirten terörist, Bludan kavşağında bir arabayı içindeki sahibi Sultan Hitab ve eşiyle birlikte kaçırdıklarını, araçla Hitab’ın Zebedani’deki evine gittiklerini, 7 cep telefonu ve 40 bin lira aldıklarını söyledi.

İsam adlı teröristin Hitab’ın eşine tecavüz ettiğini bildirerek Tarık Avkar ve Ahmet Burhan’ı Şam’ın Bludan bölgesindeki evleri soymaya teşvik ettiğini, evlere girip eşyalarını çaldıklarını ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı