GenelSuriye Düşmanları

Suriye: Teröre destek verenlerin başında Türkiye bulunuyor

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve uluslararası güvenlik konseyi başkanına bazı ülkelerin Suriye’de düzenlenen silahlı terör eylemlerine sağladıkları desteğe ilişkin birer mektup gönderdi.

Bakanlık mektubunda; bu ülkelerin sağladıkları söz konusu destek ve finansın, uluslararası güvenlik konseyinin terörle mücadeleye ilişkin kararlarıyla çeliştiğini, bu kararları üstlenen ülkelerin çifte standartlı politikalarını ifade ettiğini ve dünya ülkelerine de olumsuz yansımaları olacağının altını çizdi.

Suriye’nin güvenlik konseyinden Suriye’deki teröre destek ve finans sağlayan ülkelere karşı baskı uygulaması ve konsey kararları çerçevesinde bu desteğe son verilmesini yeniden talep ettiğini belirten Bakanlık; Annan planına saygısını ve Cenevre konferansının sonuçlarından memnuniyetini yeniden belirtti.

Suriye’de yaklaşık olarak bir buçuk yıldan beri başlayan olayların gerçek yüzü ve arkalarında bulunan tarafların her gün daha çok netlik kazandığına işaret eden Bakanlık; başta ABD, Fransa, İngiltere ve Türkiye başta olmak üzere belirli bazı hükümetler tarafından Suriye’ye uygulanan baskı ve hamlelere dikkat çekti. Bakanlık bu baskı ve saldırı hamlelerinin Suriye’de yaşananların gerçeğinin ortaya çıkmasıyla birlikte Suriye ve halkının başarılarına karşı hazırlanan planların deşifre olmasına katkı sağladıklarını belirtti.

Suudi Arabistan ve Katar’ın söz konusu ülkelerin planlarına finans sağladıklarını ve bu planları hayata geçirmeyi üstlendiklerini ifade eden Bakanlık; Suudi Arabistan ve Katar’ın yaptıklarının Suriye’ye yönelik savaşın arkasındaki iddia ve sloganların sahtekarlığını kanıtladığına dikkat çekti.

Bakanlık; bu ülkelerin yanı sıra başka taraflarında Suriye’ye yönelik yürüttükleri hırçın medya savaşı ve gerçekleri çarpıtma hamlelerine rağmen maskelerin düştüğünü, iftiraların çürütüldüğünü ve gerçeklerin su yüzüne çıktığını belirtti.

Bu gerçeklerin arasında asıl hedefin bölgedeki dengelerin değiştirilmek istenmesinin yanında bölge ülkelerinin iradelerini sabote etme ve batılı ülkelerin hegemonyasına girmelerini sağlamak olduğunun altını çizen Bakanlık, tüm bunların demokrasi ve insan hakları ilkeleri, bölge halklarının çıkar ve onuruna, bu halkların talep ettikleri ekonomik ve siyasi reformlara aykırı düştüğünün altını çizdi.

Bakanlık şöyle devam etti, “özellikle Suriye’deki durum başta olmak üzere tüm olanların en tehlikeli yönünü söz konusu ülkelerin silahlı terör grupları ve Suriye’de işledikleri vahşi eylemler i desteklemeleri ve çifte standartlı bir politika izlemeleridir.”

İşaret edilenleri kanıtlamak için fazla çabaya gerek duyulmadığına dikkat çeken Bakanlık, ABD yönetiminin birkaç gün önce aldığı ve ABD Hazine Bakanlığına Suriye’de binlerce masum sivil vatandaşa karşı belgelenmiş cinayetler işleyen silahlı bir terör grubundan ibaret olan sözde Özgür Suriye Ordusuna mali yardım yapma kararına dikkat çekti.

Bakanlık, BM gözlemciler heyeti ve çok sayıda resmi uluslar arası örgütün Suriye’deki olayları takip etmesi sırasında silahlı terör gruplarının sivillere yönelik cinayet ve katliamlarına işaret ettiğine değindi. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, sözü edilen demeçte ABD’nin sözde Özgür Suriye Ordusu ve Suriye’deki başka taraflara verilecek paranın militanların maaşlarının ödenmesi ve silah satın alınması için kullanılacağının belirtildiğinin altını çizdi.

“Bununla birlikte ABD ve Fransa hükümetleri Suriye’deki teröristlere, silahlı terör gruplarının krizi alevlendiren terör eylemlerini gerçekleştirmelerini kolaylaştıracak modern iletişim araçları sunduğunu resmi olarak açıkladı” diyen bakanlık, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin teröristleri barındırma, finanse etme ve silahlandırma yönünde oynadıkları rolün herkes tarafından bilindiğini dile getirdi.

Bakanlık, ülkesi güvenlik konseyi dönem başkanı olan Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius’un 29-9-2012 tarihinde verdiği bir basın toplantısında Suudi Arabistan ve Katar’ın terör gruplarına verdikleri askeri ve mali desteği açıkladığına işaret etti.

Bu iki devletin özel olarak pek çok konferans ve basın toplantısında terör gruplarına silah ve para desteği verilmesi gerektiğini belirttiklerine dikkat çekerek aynı tarafların, ABD’nin savaş açtığı, finanse edilmemesi talebinde bulunduğu silahlı terör gruplarına sunmak üzere bağış topladığını bildirdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, bugün Halep’te yaşananlar için gözyaşı dökenler ve güvenlik konseyinden toplanmasını isteyenlerin terörü destekleyip silahlı terör gruplarını silahlandıran aynı taraflar olduğunu kaydetti.

Bu tarafların sınırlarını ve havalimanlarını sonuna kadar Kaide ve selefi mücahit teröristlere açan, sınırlarından Suriye’ye gönderip kolaylıklar sağlayan Türkiye hükümetinin temel rolüne dayandıklarını ifade etti.

Türkiye’nin sözde Özgür Suriye Ordusu dâhil silahlı terör gruplarının ofislerine ev sahipliği yapmasının yanı sıra toprakları üzerinde terör unsurlarının Halep ve diğer Suriye kentlerinde vatandaşlara karşı eylemlerini ve katliamlarını yönlendirmek amacıyla İsrail, ABD, Katar ve Suudi Arabistan’ın yönettiği askeri operasyon ofisi kurduğuna işaret etti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, teröristleri barındırma, silahlandırma ve finanse etme ve Türk hastanelerinde tedavi etmeye ilaveten Suriyeli mültecileri ağırlama gerekçesiyle Türkiye’de kurulan kampların çoğunluğunun askeri üsse dönüştüğünü, bu üslerde barındırılan teröristlerin Suriye’ye çirkin katliamlar işlemek için gönderildiklerini kaydetti.

Bu ülkelerin Suriye’deki terörü desteklemesi ve finanse etmesinin güvenlik konseyinin terörle mücadele kararlarıyla çeliştiğine işaret ederek aynı zamanda terörü sahiplenen ülkelere ve dünya ülkelerine olumsuz yansıyacak çifte standartlılığı yansıttığının altını çizdi.

Bakanlık, Suriye’nin güvenlik konseyinden terör gruplarına silah ve para desteğini ve eylemlerini kolaylaştırmayı durdurması için bu ülkelere baskı yapma talebini yinelediğini söyledi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Suriye’nin Annan planına saygısını ve Cenevre toplantısının sonuçlarından duyduğu memnuniyeti yinelediğini belirterek aynı zamanda BM’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’la akan Suriye kanlarının durdurulması ve diyalogun başlatılması yönünde Suriye yönetimiyle vardığı anlaşmaya bağlılığını ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu