Genel

Suriye’de son demlerini yaşayan teröristlere Suudi Arabistan’ın desteği son dönemde arttı

Suriye’nin Birleşmiş Milletlerdeki Daimi Temsilcisi Beşşar el Caferi; Suriye’ye ilişkin düzenlenmesi beklenen Cenevre II Konferansının tarihi belirlenmesi ve İran ile 5+1 Grubu arasında anlaşmanın sağlanması ardından Suudi Arabistan’ın başka devletlerin istihbarat cihazlarıyla işbirliği içinde Suriye’deki terör gruplarına desteklerini tırmandırdıklarını belirtti.

Arapça RT Kanalı ile röportajında Caferi; Suudi Arabistan’ın yönetim ve istihbarat olarak Suudili Vahhabi tekfirci terör gruplarına desteğinin oldukça net ve açık bir gerçeği su yüzüne çıkardığına dikkat çekerken son bir aylık zaman içinde 33’ten fazla uluslar arası medya aracının bu desteğe ışık tuttuğunu ifade etti.

Wall Street Journal ve New York Times gazetelerine ilaveten daha başka çok sayıda medya aracının Lübnan ve Ürdün toprakları üzerinden Suudili binlerce tekfirci teröristin Suriye topraklarına girdiklerine ışık tuttuklarını belirten Caferi; son 10 gün içinde bunların 300’den fazlasının öldürüldüğüne işaret etti. Caferi; öldürülenlerin bir kısmının kimliğinin kamufle edilmesi amacıyla saflarında savaştıkları teröristler tarafından cesetlerinin yakıldığını, bir kısmının başka şekillerde kimliklerinin gizlendiğini belirtti.

Suriye’deki tekfirci ve kiralık teröristlerin desteklenmesinde Suudi Arabistan’ın yalnız olmadığına işaret eden Caferi; Ürdün’deki selefi akımı liderinin de son birkaç gün içinde Suriye’de 1200’den fazla Ürdünlü radikalin teröristlerin saflarında çatıştıklarını açıkladığına vurgu yaptı.

Türkiye içişleri bakanlığının da Suriye’de ‘silahlı gruplar’ saflarında savaşan 500’den fazla Türk vatandaşının bulunduğuna dikkat çeken Caferi; ABD ve daha başka ülkelerin de benzer açıklamalarda bulunduklarına işaret etti.

Caferi Suriye’nin şu ana dek BM genel sekreteri, güvenlik konseyi başkanı ve terörle mücadele komitesi gibi bir çok komiteye 261 mektup gönderdiğine dikkat çekti. Bu mektuplarda Suriye ve halkının maruz kaldığı terör saldırılarının belgelerle kanıtlandığına, Kaide ve diğer tekfirci teröristlerin faaliyetleri ve komşu yada uluslar arası devletlerden aldıkları desteğe ışık tutulduğunu belirten Caferi, şuana dek resmi bir cevabın alınmadığını söyledi.

İnsan hakları ve daha başka adlandırmalar altında Suriye’deki terör gruplarına sağlanan desteğin belgelerle kanıtlanmış olduğuna dikkat çeken Caferi; Suriye’nin tüm bu devletlerden Suriye’de akıtılan kanların yanı sıra yıkım ve sabotaja ilişkin tazminat talep etme hakkının Suriye hükümetince saklı tutulduğunun altını çizdi.

Caferi özellikle Suudi Arabistan’dan yayın yapan bir çok medya kanalına ilaveten çok sayıda medya kanalının Suriye’deki durumlara ilişkin fitneci fetvalar yayınladıklarını, şiddet ve yıkımı körüklediklerini ifade etti.

Şam kırsalı Malula Beldesindeki Mar Takla Manastırına saldıran ve rahibeleri kaçıranların kim olduklarının bilindiğine dikkat çeken Caferi; bunların dış tarafların ve istihbarat cihazlarının destekleri ve talimatlarıyla bu eylemi düzenlediklerini ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı