Genel

Suriye’deki terör eylemlerini komşu ülkelerin desteklemesi engellenmelidir

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, Suriye’deki terör eylemlerinin silahlı terör gruplarına, silah, para ve şahıs desteğiyle birlikte siyasi ve medya örtüsü temin edilmeden gerçekleştirilemeyeceğini söyleyerek bazı Arap ve bölge ülkeleriyle birlikte bir kısım dünya ülkelerinin silahlı terör gruplarına Suriye’de terör eylemleri uygulamaları için kolaylıklar sunduğunu belirtti.

Suriye’nin tüm ülkelere BM’nin uluslar arası terörle mücadele stratejisinin öngördüklerini dakik şekilde uygulamak için işbirliği çağrısında bulunduğunu bildiren Caferi, Suriye’ye yönelik terör eylemlerinin komşu ülkeler aracılığıyla finanse ya da tertip edilmesini, terör eylemlerini planlayan, destekleyen ya da uygulayanlara güvenilir sığınaklar temin edilmesini önleyecek icraatlar alma talebinde bulundu.

BM Daimi Temsilcisi Caferi bugün BM Genel Kurulunun Uluslar arası Terörle Mücadele Stratejisiyle ilgili üst düzey toplantısında okuduğu bildiride, Suriye’nin geçen dönemde terör eylemlerinden kaynaklanan acı olaylara tanık olduğunu kaydetti.

Bu eylemleri gerçekleştiren radikal dinci silahlı terör gruplarının tanınmış ülkelerde ikamet eden kışkırtıcıların tekfiri ve fanatik fetvalarına dayanarak eşi görülmemiş katliam yöntemleri kullandığına dikkat çeken Caferi, terör gruplarının yıkıcı ve öldürücü intihar ve bombalama eylemlerine işaret etti.

Caferi, “terör gruplarının para, silah, siyasi ve medya desteği olmadan bu eylemleri gerçekleştirmesi imkânsız ve ne yazık ki bazı Arap ve bölge ülkeleriyle birlikte bir kısım dünya ülkeleri silahlı terör gruplarına Suriye’de terör eylemleri gerçekleştirmeleri için bu kolaylıkları sağlamaktadır. Bununla yetinmeyen bu ülkeler Suriye halkının dostu adı altında düzenlenen toplantı ve konferanslarda alenen teröristlere silah ve para desteği verme, sığınak temin etme ve komşu ülkelerin toprakları aracılığıyla terör eylemleri gerçekleştirme izni verme taahhüdünde bulunmaktadır” diye konuştu.

Lütfullah 2 gemisinin ele geçirilmesinin Arap ve yabancı ülkelerin Suriye’deki teröristlere katliam ve yıkım yapmaları için öldürücü silahlar gönderdiklerine en büyük kanıtı oluşturduğuna değinen Caferi, bu silahların reform talebinde bulunmak için gönderilmediğinin altını çizdi.

“Reform ve yolsuzlukla mücadele talebi tüm Suriye halkının meşru talebidir. Fakat bu terör yoluyla gerçekleştirilemez. BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi Başkanına bu olayla ilgili tüm ayrıntıların yanı sıra sınır ötesinden silah kaçırma ve teröristlerin sınırlardan sızması konusunda bilgiler sunduk” diye belirten Caferi, terör eylemlerinin medya tarafından kışkırtılmasının Suriye halkını etkileyen müdahaleci acı bir gerçek haline geldiğine dikkat çekti.

BM Daimi Temsilcisi, medya kışkırtmasının ciddiyetle ve dürüstçe ele alınması gerektiğine dikkat çekerek son dönemde silahlı teröristlerin bilgi ve iletişim teknolojisini aşırı derecede kullanmaya başladıklarını, bu teknolojiyi temin eden ülkelerin yıllardır terör sorunuyla mücadele etmesine rağmen söz konusu teknolojiyi öldürücü olmayan silahlar olarak adlandırdığını ifade etti.

Caferi, Suriye’ye yönelik yayın yapan televizyon kanallarının terör, katliam ve mezhep ayırımcılığını kışkırtan aşırı dinci düşünceler yayınladığını bildirerek bunların bir kısım ülkeler ve kökten dinci gruplar tarafından desteklendiğini kaydetti.

“Bu kapsamda Suriye uydu kanalları yayınının Arap Ligi kararı ve Avrupa Birliğinin Suriye Radyo ve Televizyon Kurumuna dayattığı tek taraflı yaptırımlar ve daha öncesinde ABD yönetiminin Suriye medya organlarına uyguladığı yaptırımlarla durdurulması ilginç bir ironidir ” diye konuştu.

Caferi, Suriye medya organlarına yönelik bu vahşi kampanya barışçı terör gruplarını el-İhbariye televizyon merkezi ve binasına saldırıp üç gazeteciyle birlikte 4 koruma görevlisi ve kanal idarecisini katletme, bazı gazetecileri kaçırma ve televizyon binasını tamamıyla bombalamaya yönelttiğine dikkat çekti.

Uluslar arası terörle mücadele stratejisin değerlendirilmesinin tartışıldığı bir zamanda BM Genel Sekreteri ve Arap Ligi Başkanının bu terör eylemini kınamamalarının üzücü olduğuna işaret eden Caferi, silahlı grupların gerçekleştirdiği terör eylemleri kurbanlarının sayısının giderek arttığının altını çizdi.

BM Daimi Temsilcisi Caferi, Suriye hükümetinin BM’nin uzman örgütleri ve gayrı resmi örgütlerin işbirliği ile terör kurbanlarına insani yardımlar sunduğunu bildirerek terör gruplarının bazı vatandaşları Suriye halkının ahlaki normları ve değerlerine uymayan mezhep ayırımına dayalı gerekçelerle evlerini ve ibadet yerlerini terk etmeye zorladıklarına değindi.

Hama ve Homs kentlerinde yüz binlerce vatandaşın evlerinden atıldığını bildiren Caferi, 110 bin Hıristiyan vatandaşın köyleri ve semtlerinden kovulduğunu, kiliselerinin işgal edildiğini, evlerine dönmeleri halinde ölümle tehdit edildiklerini, bununla birlikte yüz binlerce vatandaşın evinden kovulup köylerinin yıkıldığını ifade etti.

BM Daimi Temsilcisi, “terör eylemleri sivil ve asker halkımızın değerli kanlarının akıtılmasına neden oldu. Bu eylemlere katılan, kışkırtan, finanse eden ve gerçekleştirilmesini kolaylaştıranlardan hesap soracağımız gün mutlaka gelecektir” diye vurguladı.

Suriye’de gerçekleştirilen terör faaliyetlerinin az gelişmiş ya da gelişmiş üye ülkelerin birçoğunu hedef alan terör eylemleri kadar tehlikeli olduğunu söyleyen Caferi, haram ya da helal terör diye bir ayırımın yapılamayacağını, uluslar arası örgüte üye ülkelerin bir kısmını hala hedef alan terörün Suriye’yi hedef alan terörün aynısı olduğunun altını çizdi.

Caferi konuşmasını, “terörü nükleer, medya, kültür, politika ve ekonomi terörü olarak ayırmak mümkün fakat sonuçta bunların tümü terördür ve yarattığı acılar aynıdır” diyerek noktaladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı