GenelSuriye Dostları

Tahran Cuma Namazı Hatibi: Mısır bölgede İslami uyanış merkezidir

Tahran’da bu hafta Cuma namazını kıldıran Ayetullah Ahmed Hatemi, Kıldırdığı Cuma namazı hutbelerinden İslam dünyası meselelerine ve takva konusuna vurgu yaparken Mısır’da seçilmiş cumhurbaşkanı ve parlamentoya karşı ordu tarafından yapılan darbeye temas etti.

Mursi’nin askeri darbe ile görevden alınmasına temas eden Ayetullah Hatemi, Mısır’ın bölgedeki İslami uyanışın merkezi olduğunu belirterek, Mısır halkının 1 yıl öncelerde sandık başlarına giderek oylarını verdiklerini ve halkın genel olarak İslamcı adaylara oy verdiklerini seçimlere göre parlamentonun kurulduğunu ama hükümeti kuranların darbeye ortam hazırladıklarını söyledi.

Ayetullah Hatemi, Mısır halkından İslami uyanış dalgasını korumalarını isterken devrik Hüsnü Mübarek’i kasdederek, Mısır’ın geçmişte olduğu gibi Mübarek olmayan döneme dönmemesi için direnmelerini istedi.

Ayetullah Hatemi, Mısır’da seçilmiş bir hükümet aleyhinde darbe yapanların, İslam dünyasını birliğe davet etmek yerine, insanları öldüren tekfirci canilere destek verdiklerini ve onlar karşısında sessiz kaldıklarını söyledi. Tahran Cuma namazı hatibi, Mısır’da hükümeti kuranların ilk önce sloganlarının siyonist İsrail ile direniş olduğunu bildirdiklerini ama iktidara geldikten sonra, zillet anlaşması olan Camp David Anlaşması’nı temdit ettiklerini ve siyonist İsrail elebaşı Şimon Perez’e ‘kardeş’ olarak hitap ettiğini ve ırkçı İsrail’e büyükelçi gönderdiğini hatırlattı.

Ayetullah Hatemi, Mısır cumhurbaşkanı ABD başkanı Obama ile görüşmelerinin olduğunu ve sözkonusu görüşmenin, halkın cadde ve sokaklara inmesine sebep olduğunu, zira onların halklara karşı sadık olmadıklarını ve Mısırlılara hizmet etmediklerini ve onlara göre kendilerinden olmayanların dar görüşlü olduğunu dile getirdi.

Tahran Cuma namazı hatibi, Mısır’da şii islam alimlerinden Hasan Peşate’nin katledilmesine de temasla, Vahabiyeti, uyduruk ve İngilizlerin ürünü olarak nitelerken, sivilleri ve alimleri öldürmekten el çekmeyen böyle bir zihniyete karşı ehli sünnet alimlerinin de mücadele etmesi gerektiğini ve kendilerinin Vahhabilerle ilgilerinin olmadığını bildirmeleri gerektiğini söyledi.

Tahran Cuma namazı hatibi, 1988’de Amerika’nın Fars Körfezi bölgesindeki deniz filosundan İran hava yollarına ait bir yolcu uçağının hedef alınarak düşürülmesi ve 200’ün üzerinde yolcunun şehit olduğu hadiseyi de rahmetle anarak, Amerika’nın bu cinayetiyle devlet terörizmini açık bir şekilde gösterdiğini belirtti ve Amerika’nın daha da ileri giderek sözkonusu filonun komutanına devlet üstün hizmet ödülü verilmesinin de hepsinden küstah bir girişim olduğunu bildirdi.

Tahran Cuma hatibi, İran’da 14 haziran’da yapılan ve seçmenin yüzde 72’sinin katıldığı cumhurbaşkanlığına görkemli katılımın gerçekte büyük bir siyasi hamaset olduğunu kaydetti ve ‘bu seçimler düşmanların İran aleyhindeki komplolarının bir daha yenilgiye uğramasına neden olmuştur’ dedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu