Genel

Türkiye gerçekten tamamen uzak bir hikaye uydurmaya çalışmaktadır

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Resmi Sözcüsü Cihad Makdisi; Suriye’nin egemenlik-bağımsızlığına açık ve net bir ihlalde bulunan Türk askeri uçağa verilen cevabın egemen bir savunma davranışından ibaret olduğunun belirterek Suriye toprakları, suları ve göklerinin kutsal olduğunun altını çizdi.

Bugün düzenlediği basın toplantısında Makdisi; olanların uluslararası kanunlar ve yasalarda Suriye’nin egemenlik bağımsızlığına açık ve net bir ihlalden ibaret olduğunu belirtti.

Bu ihlalin Suriye’nin elindeki belgeler ve kanıtlarla kesin bir şekilde saptanmış olduğuna dikkat çeken Makdisi; Türk yetkililerin yaptıkları bir kısım açıklamalarda da söz konusu askeri uçağın Suriye hava sahası ve kara sularının ihlal edildiğinin itiraf edildiğine dikkat çekti.

Makdisi; gerek keşif gerekse eğitim olsun uçak niyetinin bir kenara bırakılmasıyla ihlalin bulunduğuna kanıtların mevcut olduğunu söyledi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu’nun Pazar günü bulunduğu televizyon açıklamasında sunduğu bilgilerin kesinlikle aslı gerçeği bulunmadığını ve dakiklikten uzak olduğunu belirten Makdisi; Türk bakanın askeri uçağın uluslararası sularda vurulduğunu ve düştüğünü iddia etmesiyle olanların gerçeğinden tamamen uzak ve farklı bir hikaye sunduğunu vurguladı.

Makdisi; Suriye hava savunma sisteminin Türk uçağına anti uçak bir makineli tüfekle karşı koyduğuna dikkat çekerek bu makineli tüfeğin maksimum menzilinin 2.5 km olduğunu belirtti. Suriye otoritelerinin buldukları ve resmi bir tutanakla Türkiye’ye teslim ettikleri uçak enkazında da bu makineli tüfeğe ait kurşun deliklerinin bulunduğunu ifade eden Makdisi; bunun Türk askeri uçağın iddia edildiği gibi füzeyle değil de makineli tüfekle düşürüldüğüne kanıt teşkil ettiğine dikkat çekti.

Makdisi; Türkiye’nin iddia ettiği gibi askeri uçağın gerçekten uluslararası sularda vurulmuş olması durumunda menzili maksimum 2.5 km olan makineli tüfek değil de bunun ancak bir füzeyle mümkün olabileceğine işaret etti.

Türk bakanın Türk askeri uçağa hiç bir uyarının yapılmadığına ilişkin açıklamalarına cevap olarak Makdisi; bu gibi ani durumlarda karşı koyma mekanizmasının otomatik olarak çalıştığına işaret etti. Makdisi; Türk askeri uçağı düşüren makineli tüfeğin radarı bulunmadığına dikkat çekerken, uçağın 1-2 km uzaklığında yerden 100 metre yükseklikte 800 km/s hızla kendisine doğru uçtuğunu kendi gözleriyle gördüğünü belirtti.

Bu durumda makineli tüfeğin bu hızda, yükseklikte ve yakınlıkta uçan bir uçağa uyarıda bulunmaktan ziyade bunu düşünmeye bile zamanı olmadığını vurgulayan Makdisi; kimliği bilinmeyen bu uçak Suriyeli olsaydı bile aynı şekilde düşmüş olacağını ifade etti.

Suriye savunma sisteminin 2007 yılında aynı noktada İsrail uçakları tarafından yapılan ihlallere de karşı koyduğuna dikkat çeken Makdisi; fakat o zamanlarda ihlallerin ani ve farklı olmalarının yanında muhtelif askeri durumlar nedeniyle uçağın düşmediğini açıkladı. Makdisi; o zamanlarda İsrail uçaklarının neden düşürülmediklerine ilişkin yapılan söylemler konusunda ise çatışmanın meydana geldiğini ve uçaklara askeri olarak karşı koyulduğunu hatırlattı. Makdisi; ayrıca İsrail’in saldırı ve düşmanlık üzerinde yaşayan bir varlık olduğuna dikkat çekti.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı resmi sözcüsü Makdisi; gerçeklerin tam bir şekilde ortaya çıkarılması için Suriye’nin Lazkiye’de olay yerine gelerek incelemelerde bulunacak ortak askeri bir komisyonun teşkil edilmesi önerisinde bulunduğunu açıkladı.

Fakat Türkiye’nin şu ana kadar bu öneriye hiç bir cevap vermediğini söyleyen Makdisi; enkaz arama ve kurtarma çalışmalarının iki taraf arasındaki saha koordineli işbirliği ile devam ettiğini ifade etti.

Makdisi; Pazar günü yapılan çalışmalarda uçak enkazının bulunduğunu ve bu enkazın resmi bir tutanakla Türkiye’ye teslim edildiğini belirterek “maalesef iki pilot henüz bulunamadı” şeklinde konuştu.

Gerçeklerle ilgisi olmayan politik özellikli bir hamlenin yürütüldüğüne dikkat çeken Makdisi; bu hamlenin Suriye’de daha çok şeytanlığı hedeflediğini ifade etti.

Makdisi; Suriye’de durumları tırmandırma ve germede başarısız düştükleri kadar bir o kadar da farklı yöntemlere yöneldiklerini söylerken; “maalesef özellikle Türkiye dışişleri bakanı olmak üzere genel olarak Türkiye hükümetinin krizin başlamasından bu yana 15 aydan beri her zaman olumsuz davrandılar.. her daim Suriye’de krizi tırmandırmaya ve provokasyonda bulunmaya çaba harcadılar..” dedi.

Türkiye dışişleri bakanının Suriye’ye ilişkin bakış açısını doğru ve olumlu bir şekilde yeniden gözden geçirmesini temenni eden Makdisi; Suriye’nin kesinlikle Türkiye’ye yönelik kötü niyeti olmadığın altını çizdi.

Makdisi; Suriye’nin içinde yaşanan krizi bildiğine işaret ederek fakat bu krizin Suriye’de tırmandırma ve provokasyonun yanında içindeki hareketliliğe seferberlik ve silah teminiyle çözülmeyeceğine inandığına vurgu yaptı. Aynı zamanda bu krizin siyasi çözüme inanmayan, Suriye’nin güvenliğini, istikrarını, halkını ve ekonomisini sabote etmeye çalışan hareketliliği askerileştirmeye inanan varlıklara konukluk etmekle çözülmeyeceğine inandığının altını çizdi.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Resmi Sözcüsü Makdisi; Türkiye’ye hiç bir şekilde hizmet etmeyen politikalarında Türk halkını kendi arkasına almaya çalışan Türkiye hükümetinin tutumlarına rağmen Suriye ve Türkiye halkları arasında hala dostluk ve sevgi ilişkilerinin bulunduğuna vurgu yaptı.

Türkiye hükümetinin ulusal duygular gibi hassas bir telden çalmaya çalışmakla Türk halkını aldatmaya çalıştığını ifade eden Makdisi; Suriye’nin Türkiye gibi onurlu ve haysiyetli bir ülke olması nedeniyle bu duygulara büyük bir saygı duyduğunu belirtti.

Makdisi; birilerinin bu duygulara dokunmasının milli açıdan ne anlama geldiğini Suriye’nin çok iyi bildiğini ifade ederek Türkiye hükümetinin bu sinsi oyununda başarılı olamayacağını kaydetti.

Suriye’nin durumu tüm netliği ve şeffaflığı ile dürüstçe izah etmeye çalışma mantığıyla hareket ettiğine dikkat çeken Makdisi; Türkiye’nin de aynı mantığı izlemesi temennilerinde bulundu.

Makdisi; Suriye’nin Pazar günü Türkiye ile resmi temaslarda bulunduğunu belirterek bu temaslarda ülke semalarına yapılan ihlallerin ayrıntılarına ışık tutulduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda bu temaslarda Türkiye’nin “olanların Suriye tarafından Türkiye’ye yönelik bir saldırı” olduğu iddialarına cevap verildiğini belirtti.

Sözlerine devam eden Makdisi resmi yazışmalarda; “22 Haziran tarihinde saat 11:40 sularında Suriye radarlarının ülke topraklarına doğru uçan bir cisim gözlemlediğini, bu cismin kuzeydoğu yönünde alçak düzeyle birlikte sola doğru yuvarlak bir uçuş yapması ardından radar ekranından kaybolduğunu, daha sonra aniden sadece 100 metre yükseklikte Suriye sahilinden de 1 ila 2 km uzaklıkta gözle görülecek şekilde uçtuğunun görüldüğüne vurgu yapıldığını” ekledi.

Daha sonra uçan cismin Suriye topraklarına dikey olarak saatte 700-800 km hızla hareket eden bir uçak olduğunun anlaşıldığını ifade eden Makdisi; bunun üzerine egemen ve bağımsız olan tüm ülkelerde olduğu gibi hava savunma sistemlerinin otomatik olarak harekete geçtiğini ve karşı konulduğunu belirtti.

Makdisi; Türk askeri uçağına Suriye sahillerinde bulunan 23.57 ayar silahla karşı konulduğunu ifade ederek direk isabet alan uçağın sola döndüğü ve Suriye karasularında düştüğünün gözle görüldüğünü ekledi.

Suriye’nin Türkiye ile güzel komşuluk ilişkileri ve işbirliği ve bütünleşmede sağlanan büyük başarıları yeniden sürdürmeye bağlı olduğunu ifade eden Makdisi; fakat ikili ilişkileri olumsuz etkileyenin Suriye değil de Türkiye hükümeti olduğuna dikkat çekti.

Makdisi; Suriye’nin en kötü hallerde bile sadece bilmisil ilkesini uyguladığına işaret ederken, Türkiye hükümetinin güzel komşuluk ilişkilerine inanması durumunda Türkiye’nin atacağı her olumlu adımın Suriye tarafından bir başka yeni olumlu adımla karşılık görebileceğini söyledi.

Makdisi; Türkiye ile siyasi gerginliğin yaşandığını fakat Türkiye halkı yada devletine karşı Suriye’nin mutlak bir şekilde kötü niyeti bulunmadığının altını çizdi.

Uçağın düşmesi ardından Suriye Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri Komutanlarının Türk mevkidaşları ile temaslarda bulunduklarını belirten Makdisi; Suriye’nin Türk helikopterlerinin olay yerine girmelerine izin verdiğini söyledi. Makdisi; Suriyeli savaş botlarının da arama kurtarma operasyonlarına katıldıklarını belirterek tüm bunların Suriye’nin kesinlikle art niyeti bulunmadığını, Türk halkına kardeş ve dost gözüyle baktığının bir kanıtı olduğunu açıkladı.

Türkiye hükümetinin NATO’dan toplanmasını istemesi konusunda ise Makdisi; NATO’nun, istikrar ve güvenlik hedefli bir örgüt olması gerektiğine dikkat çekerek amaçlarının bu yönde olması halinde Suriye’nin onlara başarılar temenni ettiğini söyledi.

Makdisi; Suriye’ye her hangi bir müdahalede bulunma niyetlerinin olmadığına ilişkin daha önce NATO’dan açıklamalar duyulduğuna işaret ederken fakat toplantı niyetinin düşmancı olması durumunda Suriye toprakları, suları ve göklerinin Suriye Arap Ordusu açısından kesinlikle kutsal olduğunun herkes tarafından iyi bilinmesi gerektiğinin altını çizdi.

AB’nin Suriye krizindeki rolü konusunda ise Makdisi; bu rolün negatif olduğunu söyledi.

Makdisi; AB’nin Suriye krizine çözüm bulmaya gerçekten yardımcı olmayı istemesi halinde Suriye’ye ulaşması ve olanların gerçeğini görerek teşhis etmesi gerektiğini belirterek gerçekte olanların Avrupalı yetkililerin medyadan duyduklarından farklı olduğuna işaret etti.

Mısır’daki başkanlık seçimlerinin sonuçları konusunda ise Makdisi; Suriye’nin her zaman halkların seçeneklerinden yana olduğunun altını çizerek Mısır halkını kutladı.

 

3 Yorum

  1. “Türk askeri uçağı düşüren makineli tüfeğin radarı bulunmadığına dikkat çekerken, uçağın 1-2 km uzaklığında yerden 100 metre yükseklikte 800 km/s hızla kendisine doğru uçtuğunu kendi gözleriyle gördüğünü belirtti.” ne göz varmış adamda hızı da hemen hesaplayıverdi.

  2. Uçağın seyrüsefer hızının 940 km/s olduğu göz önüne alınarak ortalama bir rakam söylenmiş olabilir. Bu şekilde bakarsak diğer hiç bir veriyi kesin ölçümlerle elde etmemiştir zaten.

  3. ismini bile yazmayan kişi. uçağın hızını hemende nasıl hesaplamış demişsin. bunu tahmin edemeyecek ne var ki ben hiç savaş uçağı görmemiş ve savaş uçağına binmemiş birisi olarak ben bile bir kaç saniyede hesaplarım.bunun için cihaza falan gerek yok. ki devlet işlerinin içinde olan birisi bunu kolaylıkla tahmin eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı