Suriye Düşmanları

Türkiye yönetiminin tutumları çözümün değil sorunun bir parçasıdır

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi, Suriye’nin BM Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’ın misyonunun başarısına özen gösterdiğini belirterek “Annan’la işbirliğine önem veriyoruz ve diğer taraflardan planın şartlarına uyarak aynı sorumluluğu göstermesini bekliyoruz” dedi.

Caferi dün Güvenlik Konseyinin oturumu ardından BM’de düzenlediği basın toplantısında, bir kısım Arap ülkeleri, bölge ülkeleri ve uluslar arası güçlerin de Annan planıyla ilgili sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine işaret ederek Suriye krizinin yerel, Arap ve bölgesel boyutlarının yanında uluslar arası boyutları bulunduğunun altını çizdi.

Şiddetin Durdurulması Bazılarını Hayal Kırıklığına Uğrattı

Suriye hükümetinin Annan planının başarılı olması yönünde tüm sorumluluklarını yerine getirmesinin yeterli olmadığını, tüm tarafların muğlâklığa yer vermeden bu konuda açık ve net olup Suriye’ye destek vermesi gerektiğini ifade eden Caferi, Annan planı ve ateşkesin başarılı olmasına karşın bölgede izlenen bazı politikaların hayal kırıklığı yarattığını kaydetti.

BM Daimi Temsilcisi, “Suriye hükümetinin güvenilirliği kanıtlandı. Yapılan kışkırtıcı açıklamalar ise faydasız. Aksine kışkırtıcı açıklamalar Annan planının başarı fırsatlarına zarar vereceği gibi yıkıcı olacaktır” diye konuştu.

Şiddetin durdurulmasının bazılarını hayal kırıklığı ve hüsrana uğrattığına dikkat çeken el-Caferi, söz konusu yetkililerin uğradıkları hayal kırıklığı ve hüsran nedeniyle hala planı baltalama imkân ve olasılıklarına bel bağladıklarını dile getirdi.

El-Caferi, bu sabah silahlı terör gruplarının 8 ihlalde bulunduklarını bildirerek “Annan silahlı gruplar üzerinde ağırlığı olan ülkelere bu gruplara sundukları kışkırtıcı desteği kesme ve şiddet eylemlerini durdurmaya teşvik etme çağrısı yaparken haklıydı” diye belirtti.

Silahlı terör gruplarının dün sabah Halep’te düzenlediği ve Suriye ordusundan bir Pilot Albayın şehit olmasına yol açan bombalı saldırıyla birlikte Şam Kırsalı ve Hama kentindeki saldırılarına işaret eden Caferi, Suriye hükümetinin sükûnetini korumaya çalıştığını vurguladı.

Suriye Tüm Tarafların Güvenilirliğini ve Dürüstlüğünü Sınıyor

BM Daimi Temsilcisi, “biz bugün daha önce herhangi bir barış planını desteklediklerini iddia edenlerin güvenilirliğini ve dürüstlüğünü sınıyoruz. Suriye hükümeti sorumluluklarını tamamıyla yerine getirerek Annan planının başarısız olacağını söyleyen güçlere meydan okuyor diyerek herkese bu plan konusunda Suriye’ye samimi ve açık destek verme çağrısında bulundu.

Caferi, Suriye hükümetinin olumlu yönelim göstererek gözlemcilerin şiddeti durdurmak için belirlenen nihai süreyle eş zamanlı olarak konuşlanması gerektiğini belirttiğine değinerek Suriye’nin gizlisi saklısı olmadığını, bu nedenle ilk gözlemci ekibini ateşkesin uygulanmasıyla birlikte konuşlandırdığını dile getirdi.

Suriye’yi endişelendiren tek sorunun diğer tarafların Annan planı konusunda Suriye’yle anlaşmaması olduğuna dikkat çeken Caferi, Suriye ve BM’nin gözlemciler heyetinin konuşlandırılması konusunda anlaşmaya vardığını ifade etti.

Türkiye Hükümetinin Tutumları Çözümün Değil Sorunun Bir Parçasıdır

Caferi, entegre bir paket olan Annan planına silahlı gruplar ve üzerinde etkili olan bazı Arap ve bölge ülkeleri dahil tüm tarafların saygı göstermesi gerektiğine dikkat çekerek planı uygulamanın Suriye hükümetinin lehine olduğunu ve güçlerini kentlerden çektiğini kaydetti.

Türkiye Hükümetinin Suriye’ye yönelik tutumlarına değinen Caferi, Türkiye hükümetinin sergilediği tutumların çözümün değil sorunun bir parçası haline geldiğini, silahlıların Suriye-Türkiye sınırından sızmasına katkıda bulunduğunu ve silahlı grupları topraklarında barındırdığını söyledi.

BM Daimi Temsilcisi, Türkiye hükümetinin bu tutumuyla Annan planını ihlal ettiğini vurgulayarak Türk hükümetinin NATO’ya müdahale talebinde bulunmadan önce politikalarını ve tutumlarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.

Suriye hükümetinin niyetlerinden şüphe edenlerin başından itibaren barışçıl çabaların başarıya ulaşmasını istemediklerine dikkat çeken Caferi, bunların verdiği tüm demeçlerin Suriye hükümetini kışkırtma hedefi taşıdığını dile getirdi.

BM Daimi Temsilcisi Caferi, insani müdahaleye ve insani koridorların açılmasını zemin hazırlamak amacıyla çok sayıda Suriyeli vatandaşın mülteci olarak köylerinden kaçmaya itildiklerini söyleyerek Suriye hükümetinin niyetlerinden kuşku duyanların barış çabalarının başarısını istemeyen gerçek niyetlerini sergilediklerini beyan etti.

Caferi, Suriye hükümetinin bugün vatanlarından ayrılan tüm Suriyeli vatandaşlara köylerine ve kentlerine dönmeleri yönünde resmi bir çağrı yaptığını bildirerek hükümetin bu konuda güvenceler verdiğini ve silahlı terör gruplarının yıktıklarını yeniden inşa etmeye çalıştığını belirtti.

Annan’ın Tahran ziyaretine de değinen Caferi, Annan’ın Tahrani misyonu konusunda bilgisi olmadığına işaret ederek Tahran yönetiminin Annan planını desteklediğinin altını çizdi.

Suriye-Türkiye sınırı yakınlarında meydana gelen olay konusunda ise BM Daimi Temsilcisi, “Silahlı bir grup Türk topraklarından Suriye topraklarına girdi ve bir karakola ateş açtı. Suriye polisinin açılan ateşe karşılık vermesi üzerine silahlılar çekilmek zorunda kaldı. Fakat daha sonra dönüp Suriye karakoluna tekrar ateş açmaları ve Suriye polisinin karşılık vermesi can kayıplarına yol açtı” diye konuştu.

İstanbul’da Toplanan Suriye Dostlarının Hedefi Suriye Devletini Yıkmaktır

İstanbul’da toplanan ülkelerin Suriye’de akan kanı durdurmaya özen göstermediğini, aksine Suriye devletini yıkmaya çalıştıklarını bildiren Caferi, Suriye hükümetinin Annan’a geçtiğimiz 27 Martta plana bağlı olduğunu içeren resmi bir mektup gönderdiğine işaret etti.

1 Nisanda İstanbul’da toplanan 71 ülkenin Annan planını desteklemek yerine Türkiye ve başka ülkelerde karargâhı bulunan silahlı muhalefete 100 milyon dolar gönderme kararı aldığını sözlerine ekledi.

Caferi, 100 milyon doların insani koridorlar açmaya ve Suriye’nin içişlerine müdahale etmeye gerekçe gösterilecek tampon bölgelerin kurulması ve silahlılarla paralı askerlerin maaşlarının ödenmesi için harcandığına dikkat çekti.

Bölgede olanların siyasi coğrafyayı değiştirme hedefi taşıdığını ve Türkiye’deki birkaç bin Suriyeli mülteciyle ilgisi bulunmadığını dile getiren BM Daimi Temsilcisi, asıl hedefin Suriye hükümetinin politikasını ve bağımsız kararını değiştirmek olduğuna vurgu yaptı.

Bedeli Suriye Halkı Ödüyor

Caferi, hedef ne olursa olsun sonuçta bu Arap, bölgesel ve uluslar arası ticari eylemin bedelini Suriye halkının ödediğine dikkat çekerek izlenen politikaları sorumsuz ve kışkırtıcı olarak nitelendirdi.

Suriye’nin Annan planına bağlı kalmasından hayal kırıklığına uğrayan taraflar konusunda ise Caferi, “İstanbul’da toplanan Suriye dostları muhalefeti ve isyancıları silahlandırma ve koruma çağrısı yaparken terörün sadece katliam ve suç eyleminden ibaret olduğuna inanıyorlar. Terörün pek çok türü var ve Suriye medya, politika ve diplomasi terörünün kurbanıdır” diyerek BM’de önemli görevlerde bulunan bazı şahsiyetlerin bu politika ve senaryolara hizmet etmesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Caferi, Suudi Arabistan’dan Suriye’ye sızan teröristlerle ilgili pek çok kanıt ve delil bulunduğunu bildirerek uygun zamanda açıklanacak bu kanıt ve delillerin Suriye’deki terörü destekleyen ülkeleri utandıracağını kaydetti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı