GenelSuriye Dostları

Filistin direnişi varlığını İran, Suriye ve Hizbullah’a borçludur

Filistin İslami Cihad Hareketi’nin resmi sitesinde, Filistinli Hasan Asfur’un İran’a teşekkür ve fazlası başlıklı yazısında Filistin direnişinin varlığını İran’a borçlu olduğu resmen bir kez daha açıklandı.

Hasan Asfur’un yazısı:

“2002 yılında Şaron’un Batı Şeria ve Gazze’ye yaptığı saldırılarda, Gazze’yi tam anlamıyla enkaza dönüştürdüğü sırada Gazze’nin elinde atacak bir füzesi yoktu. Şimdi ise Gazze savaşında temel olarak İran’ın askeri, güvenlik ve mali yardımlarına teşekkürlerimizi bir borç biliriz. Aynı zamanda bu yardımların bir kısmı Suriye’den, bir kısmının da Hizbullah’tan olduğunu itiraf etmemiz gerekir. Fakat asıl destek İran’dandı. Böyle olmasaydı, siyonist rejimin kalbi Tel Aviv’e füzeler ulaşıp Siyonistler sıçanlar gibi kaçıp sığınmak için kendilerine delik arama durumunda kalmayacaklardı. Bu durum, Siyonistlerin zihninden hiçbir zaman silinmeyecek bir andır. Bu aynı zamanda İsrail seçimlerinde de sürekli konuşulacak ve seçim kavgalarına sebep olacak bir durum. Bunun yanı sıra bu durum Filistinlilerin de her zaman hatırlayacağı bir durum olacaktır. Hiç kimsenin hesap etmediği, bu füzeler Kudüs’e kadar ulaştı.

Daha önce olmadığı bir şekilde, direnişin savunma gücünü yükselten, Tel Aviv ve Kudüs’e kadar ulaşan bu füzeleri daha önce görmemiş bir nesil şimdi bu füzelere isimler takarak şarkılar besteliyor. Hatta Hizbullah’ın 2006’da Hayfa’ya ulaşan füzelerive Eyüp keşif uçağıyla ilgili yazılanları da aştı bu besteler. Zira, Filistinlilerin füze kapasitelerini geliştirmeleri, savunma alanında büyük bir ilerleme olarak kabul ediliyor. Daha önce sahip olunan bütün askeri imkanların çok ilerisine geçildi.

Elbette bu,düşmana karşı denk olacak bir güç değil, ancak Siyonistler bunu ileride göz önünde bulundururlar. Bu durum belki Filistin’i çok konuşan devletlere iyi bir ders olur. Çünkü güç çok fazla hazırlık gerektirmez. Biraz imkan, büyük bir irade ve kararlılık gerektirir. Bu da, Arap ülkelerinin karasından körfezine kadar ne tarihinde ne de şimdiki durumunda olmayan bir durum.

Şimdi övünç ve gurur kaynağı olan bu silahların tamamı değilse de çok büyük bir kısmının İran’dan olduğunu herkesin hatırlaması ve herkesten önce İran’ın teşekkürü hak ettiğini bilmesi gerekir. İşin garip ve kötü tarafı kendisinin büyük bir alim olarak kabul edildiği bir yaşlı, Katar’ın Gazze’de Filistin halkının yanında saldırıya karşı duruşuna teşekkür etmekte ancak, düşmanın saldırısına karşı asıl yardımı yapan İran’ı ise görmemezlikten gelmekte. Evet, gerçeği bu denli saptıran ve görmemezlikten gelen sözden daha söz olabilir miydi? Hamas’a maddi desteğinden dolayı Katar’a teşekkür edebilirsin, ama kalkıp saldırıya karşı Filistin’in yanında yer aldığını söylemek, “Guinness”e girecek en büyük saptırmadır.

İran’ın politikalarına yönelik yapılabilecek eleştirilerin hiçbiri İran’ın Filistin’in şimdiki savunma gücüne olan katkısını görmemize engel değildir. Fecr füzeleri, füze savarlar, anti tank füzeleri ve daha bir çok silah ve askeri ve güvenlikle ilgili eğitimde İran’ın rolü çok büyük.

İran, işgalcilerin hedefine fırlatılan ve işgal liderlerini vatandaşlarından önce kaçmaya ve saklanmaya zorlayan her füzede büyük bir teşekkürü hak ediyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı