Genel

Siyasi sürecin başarılı olması için en önemli koşul şiddete son vermektir

Ulusal Uzlaşma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Haydar bugün BM genel Sekterinin Barışı Koruma Operasyonlarından Sorumlu Vekili Hervé Ladsous ve Suriye’de görev yapan BM gözlemciler heyeti başkanı General Babacar Gaye ile bir araya geldi.

Görüşmede gözlemci sayısının azalması ve görev süresinin bir aya düşürülmesi ardından heyetin yeni görevi, pratik çalışmalarda bulunan heyet görevlileri ile bakanlık arasındaki işbirliği mekanizması ve Suriye genelinde beklenen ulusal uzlaşmanın sağlanması için gereken siyasi süreç masaya yatırıldı.

Görüşmenin ardından basına yaptığı açıklamada Bakan Haydar; daha önce sunulan bir öneriyi görüşmede yeniden ortaya koyduğunu söyledi. Bakan Haydar; önümüzdeki günler içinde ciddi bir şekilde ele alınacak olan önerinin; heyetin ciddiyetini, güvenirliğini ve niyetini test etmek için heyet ekibine saha çalışmalarında katkı sağlayacak ve yüksek uzmanlıklardan seçilmiş Suriyeli 10 bin gönüllünün katılmasından ibaret olduğunu açıkladı.

Bakanlığın niyetinde dürüst olması durumundan BM heyetinin çalışmaları önündeki tüm engelleri kaldırmaya hazır olduğunu belirten Haydar; böylece heyetin şiddete son verme ve şiddeti uygulayan gerçek taraflara sorumluluğu dürüst bir şekilde yükleme görevinde daha etkin olacağını söyledi.

Suriye’ye gözlemci heyet gönderenlerin bu heyetin raporlarını uluslararası güvenlik konseyinde dikkate almamalarının nedenini sorgulayan Bakan Haydar; “BM gözlemci heyetinin uzun süren çalışmalar neticesinde eski başkanı General Robert Mood’un hazırladığı rapor güvenlik konseyinde kabul edilip tartışılsaydı, tamamen değişik bir uluslararası tutum sergilenirdi. Böyle bir şey olsaydı güvenlik konseyinde tamamen farklı tartışmalar yapılırdı..” şeklinde konuştu.

Haydar; “ Suriye halkı arasında uzlaşmanın olması ve çözümün sağlanmasında uluslararası güvenlik konseyi gerçek ve dürüst bir isteğe sahip olsaydı, yada profesyonel ve tarafsız bir konsey olsaydı, bu heyete gerçek bir misyon verir ve raporlarını dikkate alırdı. Farklı yollarda ve muhtelif hedeflerde çarpıtılmış raporlar yada medya haberi-raporları dikkate almazdı..” diyerek; bu gibi çarpıtılmış raporları hazırlayan taraflar yada medya kanallarının şiddet ve terörde bir taraf olduklarını belirtti.

Şiddete son verme ve siyasi sürece gitmenin birinci dereceden Suriyelilerin iradesi olduğuna dikkat çeken Haydar; bunun güvenlik konseyinin bir icadı olmadığına işaret etti.

Bakan Haydar Suriyelilerin; kendilerine yeni bir şey takdim ettiği için değil, vatanlarını krizden çıkarma ve şiddet çemberinden çıkmak için siyasi sürece gitmede kendi iradeleriyle uyumlu olan uluslararası toplumun iradesini temsil ettiği için Annan planını kabul ettiklerine vurgu yaptı.

Önceliklerin değiştirilmesini tuhaf bulduğunu ifade eden Bakan Haydar; daha önceleri kendilerini yurtdışındaki Suriyeli muhalifler olarak adlandıranlar dahil olmak üzere herkesin siyasi sürece gitmek için şiddete son vermeyi şart koyduklarına işaret etti. Haydar; şimdi ise herkesin talep ve şiddete son verme gereğinden söz etmeden ikinci adım olan siyasi süreçten söz ettiklerini ifade ederek, bunu ‘öne kaçış’ olarak nitelendirdi.

Bakan Haydar; önem ve cevherin berrak başlıklarda bulunmadığına dikkat çekerek, asıl önemli ve cevheri olanın siyasi sürece gidiş ortamını yaratmakla birlikte bu sürecin başarılı olmasını garantilemek olduğunun altını çizdi.

Ulusal Uzlaşma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Haydar; Suriye çıkarlarının her şeyden üstün tutulması gereğine vurgu yaparken, siyasi sürecin başarılı olması için en önemli koşulun ise şiddete son vermek olduğunu belirtti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı