Genel

Suriye BM’den ayrıntıları açıklamasını bekliyor

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Resmi Sözcüsü Dr Cihat Makdisi; Suudi Arabistan ve Katar’ın Suriyeli muhalefeti silahlandırma yönünde yaptıkları çağrıların Suriye’ye yönelik düşmancı bir durum olduğunu belirterek, Suriyeli kanların akıtılmasındaki siyasi sorumluluğu bu gibi çağrılarda bulunanlara yükledi.

Dr Makdisi Bakanlık binasında bugün düzenlediği basın toplantısında; Suriye’nin bu çağrılara cevap verme hakkını saklı tuttuğunu ve çekimser davrandığını söyledi.

Suriye’nin Katar ve Suudi Arabistan’daki kardeşler yada herkesten muhalefeti silahlandırma ve Suriyeli kanların akıtılmasına provoke etmek değil de; mantıklı katkılarda bulunmalarının yanında muhalifleri mantıklı davranmaları ve diyalog masasına oturmalarını sağlamaları temennilerinde bulunduğunu ifade eden Dr Makdisi; bu durumda Suriye’de akıtılan kanların tüm sorumluluğunun onlara düştüğünü ve kendilerinin bunu bildiklerini ifade etti.

Kofi Annan’ın milletlerarası temsilci olarak atanması ve kendisine verilen görev konusunda sorulan bir soruyu cevaplayan Dr Makdisi; Suriye’nin bu görevin doğası hakkında BM’den ayrıntılar beklediğini, incelenmesi ardından usulen karar alınacağını belirtti.

Dr Makdisi; attığı her reform adımı ardından kendisine karşı uygulanan yaptırımlar ışığında yeni anayasanın kararlaştırılması ardından Suriye’nin istikrara kavuşup kavuşmayacağı yönünde bir soruyu cevaplarken; reformları aksatmaya çalışan, Suriye ile alışverişte bulunmak istemeyen ve istikrarını baltalayan herkesin reformları reddetmesi ve yeni yaptırımlar uygulamasının sürpriz olmayacağını söyledi. Bu yaptırımların herhangi bir siyasi yönetimden önce Suriye halkının yaşamını hedef aldığına dikkat çeken Dr Makdisi; yaptırımların Suriye halkını nasıl etkilediğine ilişkin Suriye’nin elinde bir araştırmanın bulunduğunu açıkladı.

Dr Makdisi; anayasanın garantörlüğü doğrultusunda krizin yasama platformu, gerekli özgürlük tabanı ve çok partili siyaseti pekiştirmede devletin üstüne düşen görevi yerine getirdiğinin altını çizdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Resmi Sözcüsü Dr Makdisi; tüm bu görevlerde durumların artık sadece hükümetin elinde olmadığına dikkat çekerek, Suriye’yi kalkındırma ve idealimizdeki geleceğini yapılandırmada yasalar doğrultusunda seferber olması gereken bir siyasi hareketliliğin varlığına vurgu yaptı.

Dr Makdisi Homs ilinde yabancı istihbarat elemanlarının bulunduğuna ilişkin bir soruya cevabında; Suriye’nin güvenlik-istikrarıyla oynamaya çalışan istihbarat cihazları, fertler ve grupların bulunduğunu ifade ederek, gazetecileri doğru haber yayınlayan Suriye medyasının yanında İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının yayınladıkları bildiri ve haberlere inanmalarına çağırdı.

Homs’ta bulunan yabancı gazetecilere ilişkin bir soruya Dr Makdisi; söz edilen gazetecilerin Suriye’ye yasa dışı yollarla sızdıklarını, bir kısmının yine yasadışı yollarla Suriye’den çıktıklarını açıkladı. Dr Makdisi; Beyrut’ta olduğu söylenen İngiliz gazeteciye ilişkin haberin ise kesinlikle doğru olduğunu söyledi.

Dr Makdisi; Suriye’nin vefat eden gazetecilerden dolayı insani kapıdan taziyelerini sunduğuna işaret ederek, tüm yabancı gazetecilerden onlara gerekli korumanın sağlanması ve güvenli olmayan bölgelere girişlerinde nasihatlerin yapılması amacıyla Suriye’nin verdiği resmi çalışma izinlerinden faydalanmalarına çağırdıklarına vurgu yaptı.

Vefat eden Amerikalı gazeteci Marie Colvin’in Suriye’ye girme talebinin reddedilmediğini ve olumlu cevap verildiğinin altını çizen Dr Makdisi; fakat onların aceleci davrandıklarını ve güvenli olmayan bir bölgeye girdiklerini açıkladı. Dr Makdisi; dolayısıyla bu bölgede başlarına gelenlerin sorumluluğunun kendilerine düştüğünü ifade etti.

Dr Makdisi; Enformasyon Bakanlığının 170’ten fazla medya aracına Suriye’ye girme ve çalışma izni verdiğine dikkat çekerek, kim ve ne olursa olsun Suriye’nin hiç bir şekilde insani sorumluluklarından ve vaciplerinden kaçınmadığını belirtti.

Suriye’ye yasadışı yollarla girdikleri söylenen gazeteciler dahil olmak üzere cesetlerin tahliye edilmeleri ve yaralıların hastanelere kaldırılmaları amacıyla yoğun ve büyük çabaların harcandığını söyledi. Ayrıca bu çabalarda tarafsızlığı ve dürüstlüğü ile bilinen Kızılay örgütünün uluslararası Kızılhaç örgütü ile işbirliği içinde ciddi uğraşları olduğunu, fakat tüm bunların silahlı terör gruplarının muhtelif bahaneler altında yarattıkları engellerle başarısız kaldığına vurgu yaptı.

Yasaların oldukça açık ve net bir şekilde olduğunu ifade eden Dr Makdisi; yasadışı yollarla girenlerin kanunu ihlal ettiklerini bilmeleriyle yine yasadışı yollarla çıktıklarını ifade ederek, fakat kanuni durumu ne olursa olsun Suriye’nin herkese her şeyden önce insani ve tıbbi yardım sunduğunun altını çizdi.

Dr Makdisi; yabancı gazetecilerin bu şekilde yasadışı yollarla Suriye’ye girmelerine ilaveten yine yasadışı yollarla çıkmaları ve silahlı terör gruplarının onları teslim etmemedeki ısrarlarının Suriye’de bulundukları görevin yapısına ilişkin Suriye’nin şüphelerini pekiştirdiğini söyledi.

Güvenlik Konseyinin Suriye’ye insani madde sokma konusundaki tartışmalarına değinen Dr Makdisi, Kızılhaç Örgütü aracılığıyla dağıtıldığı sürece hiçbir insani yardımın önünde durmayan Suriye’de insani yardım çalışmalarını kontrol mekanizması bulunduğunu söyledi.

Doktor Makdisi, “hedef Suriye’ye insani yardımsa eğer devlet görevleri yerine getirip Suriye resmi kontrolü altında ya da insani örgütlere göre olması şartıyla iyi insani çabaları memnuniyetle karşılayacaktır” diyerek girişimleri ve krizi siyasallaştırmanın reddedildiğine dikkat çekti.

Suriye Büyükelçiliklerinin kapatıldığı ülkelerde Suriyelileri çıkarlarını gözetme konusunda ise Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Sözcüsü, bu çıkarların koruma altında olduğunu ve kapatılan elçiliklere hizmet edenlerin belirlendiğine işaret etti.

Dr Makdisi, Suriye çıkarlarının model ve ülkelerin istikrarının dış muhalefetin siyasi hareketliliğini yönlendiren pusula olmasını temenni etti.

Filistin Ulusal Direniş Hareketi Hamas yöneticilerinin Suriye’den çıkmasına ilişkin soruyu yanıtlayan bakanlık sözcüsü, Hamas’ın her durumda Suriye’de bulunduğunu, kalması ya da gitmesi açısından Suriye’nin kullandığı bir kart olmadığını belirterek işgal altındaki toprakları iade almak için mücadele eden Filistinli gruplar bir yana Suriye’nin Filistin davasını desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti.

Batılı ülkelerin ve ABD’nin Suriye halkının oyladığı yeni anayasaya ilişkin tutumları ve bu ülkelerin Suriye’de herhangi bir siyasi çözümü reddettikleri anlamına gelip gelmediği konusunda ise Dr Makdisi, değerli ülkelerin yeni anayasayı memnuniyetle karşıladıklarını, her zaman olumsuzluklara odaklanmamak gerektiğini dile getirerdi.

Ayrıca, referandum sonuçlarının ve katılım oranının Suriyeli vatandaşın reform sürecine inancının kanıtı olduğunun altını çizerek reformların ve gerçekleştirilmesi yönünde alınan icraatların bu sürece katılan vatandaşların çıkarlarını ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un istediği şekilde değil Suriyelilerin ihtiyaç ve doğasını göre gerçekleştirdiğini kaydetti.

“Biz bir kısmı insanların özgürlüklerine hâkim olan ABD yasaları ve şurada yada burada ABD Kongresinin yasalarıyla programlanan işkence politikalarını yermiyoruz” diyen Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Sözcüsü, ABD’ye her yerde uygulamalarında büyük ve demokratik bir devlet olma, bir yandan demokratik görünürken diğer yandan Irak Afganistan, Pakistan’da ve NATO’nun Libya’daki bombardımanında insanları öldürmeme çağrısında bulundu.

Dr Makdisi, BM’ye göre birden fazla istatistiğin 50 binden fazla Libyalının öldüğüne işaret ettiğini söyleyerek “bunları hiç kimse sorgulamıyor ve hesabını sormuyor. Suriye kanına şimdi özen göstermeye mi başladılar. Bu tür ucuz hesaplar kabul edilemez” dedi.

Mısır Halk Meclisinin Arap İşleri Sorumlusunun Mısır’ın Suriye krizini çözme girişimi bulunduğu ve reddedilmesinin iç savaşa yol açacağı uyarısını içeren açıklamalarına değinen Dr Makdisi, Suriye-Mısır ilişkilerinin ortak Arap çalışmasında temel olduğunu, Suriye’nin bu ilişkilere özen gösterdiğini ifade etti.

Bakanlık Sözcüsü, iki ülke ilişkilerinin kışkırtma ve bazı ajandalar nedeniyle kriz yaşadığına dikkat çekti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı